Kayserispor 0 Galatasaray 0 Baroslu Cimbom Kayseriye takıldı

Ağustos 31, 2008

Turkcell Süper Lig’in 2. haftasında Kayserispor’la deplasmanda 0-0 berabere kalan Galatasaray’da teknik direktör Micheal Skibbe, oynanan futboldan memenun olduğunu söyledi. Skibbe, maç sonrası yaptığı açıklamada karşılaşmanın ilk 30 dakikasında çok iyi oynadıklarını belirterek “Karşılaşmanın özellikle ilk 30 dakikasında oynanan futboldan memnunum. Kayserispor’a hiç gol pozisyonu vermedik. Bu süre içinde bir çok gol pozisyonu yakaladık. Ama golü bulamadık. Skordan mutsuzum. Ama oynanan futboldan memnunum. Bu akşam sahaya çıkan tüm futbolcular üzerlerine düşen görevi layıkıyla yaptılar. Bu sezon yine şampiyon olmak istiyoruz. Bunun için de zorlu bir yolumuz olduğunu biliyoruz. Çok çalışarak bunu yeniden başaracağız.” ifadelerini kullandı. Skibbe, Lincoln yedek kalması hakkında da “Lincoln’den Steaua Bükreş maçında memnun değildim. Bugün başka futbolculara fırsat vermek istedim. Kaleci De Sanctis de aynı şekilde. Ondan da memnun kalırsak kalede onunla devam edebiliriz” şeklinde konuştu.

STAT: Atatürk

HAKEMLER: Bünyamin Gezer Serdar Diyadin Asım Yusuf Öz

KAYSERİSPOR: Souleymanou Ali Turan Aydın Eren Güngör Toledo Mehmet Topuz Abdullah Saidou Olembe Aghahowa Puroviç

GALATASARAY: De Sanctis Linderoth Meira Servet Hakan Balta Barış Ayhan Arda Aydın Kewell Ümit Karan

G.Sarayda yeni transfer Baros da ilk 11de yok. Ancak Barosun ikinci yarının ortalarında oyunun gidişatına göre sahaya sürülmesi bekleniyor.

Ligin iki renkdaş takımından ev sahibi Kayserispor sarı-kırmızılı çubuklu formayla G.Saray ise beyaz formasıyla sahada.

MAÇTA İLK YARI

DK 1: Oyuna G.Saray başladı.

DK 3: Hakan Balta taç kullandı. Arda aldı. Saido araya girdi ve kaptı.

DK 4: İki takım da ilk dakikalarda pas hataları yapıyor. Arda ve Durmuş pozisyona girdi. Mehmet Topuz topu aldı. Toledoya bıraktı. G.Saray ortasahasının presi var. Meiraya gelen top Kayseri yarı sahasına gönderildi.

DK 7: Mehmet Topuz orta alanda topu aldı. Aghahowa ile paslaştı. Cezasahasına girdi. Meira araya girdi ve tehlikeyi önledi.

DK 10: Maçta 0-0lık eşitlik sürüyor.

DK 11: Hakan Balta soldan geldi. Yerde kaldı. Hakem devam kararı verdi. İçeride Kewell ve Ümit orta beklemişti.

DK 12: Barış sakatlandı ve yerini Mehmet Topala bıraktı.

DK 14: G.Saray kaleyi cepheden gören yerden serbest vuruş kullandı. Mehmet Topalın şutu etkisiz.

DK 16: G.Saray çok tehlikeli geldi. Ümit sağdan içeri girdi. Yerde kaldı. Top cezasahası dışında Hakan Baltanın önüde kaldı. Onun sert vuruşu defanstan geldi.

DK 17: Ümitten Kewella topuk pası. Kewell rakibine faul yaptı.

DK 20: Maçta henüz gol yok.

DK 24: Kayserispor uzun oynadı. Servet defansta kafa ile topu taca yolladı. Durmuş atışı kullandı. Top bu kez Turgaydan taca çıktı.

DK 27: Olmebe ve Mehmet Topuz paslaştı. İçeride Aghahowa topa hareketlendi. De Santis erken davrandı.

DK 29: Ayhan topla ilerlerken Saidonun arkadan müdahalesi ile yerde kaldı. Hakem 0maçta ilk sarı kartı Saidoya gösterdi. Ayhan da hakemden sarı kart isteyince bir sarı da o gördü.

DK 31: Serbest vuruş kullanıldı. Süleymanou için rahat top.

DK 32: Olembe sağ taraftan topla buluştu. Cezasahası içinde bomboş kaldı. Sağdan vurdu. De Santis çıkardı. Dönen topu yine Olembe tamamlamak istedi. Bir kez daha Santisten sekti. Son pozisyonda Mehmet Topal çizgi üzerinde çıkardı.

DK 35: Kayserisporda golsüz eşitlik sürüyor.

DK 40: Kayserispor hızlı çıkmak istedi. Mehmet Topuz topu aldı. Etrafına baktı. Pasını aktardı. Ancak ofsayt bayrağı kalktı.

DK 41: G.Saray tehlikeli yerden serbest vuruş kullandı. Kewell topun başına geçti. Vuruşu çok kötü. Uzak mesafeden üstten auta çıktı.

DK 43: Saido ve Eren paslaştı. Eren için hızlı top. Taç G.Sarayın. Atış kullanıldı. Gerilerde Meira ve Servet paslaştı. Servet uzun oynadı. Kayserisporlular topu kaptı.

+1 dakika uzatma işaret edildi.

DK 45+1: Aghahowa Olembeyi düşündü. Cezasahasına orta.ç Olembeden önce De Santis çıktı ve topu aldı.

Ve ilk yarı tamamlandı.

MAÇTA İKİNCİ YARI:

DK 46: Oyuna Kayserispor başladı.

DK 47: Olembe çalımını attı. Ortasını yaptı. Hakan Balta ön direkte uzaklaştırdı.

DK 48: Aydın şık çalımlarla topu rakiplerinden kurtardı. İçeri de Ümit Karana atmak istedi. Pası kısa düştü.

DK 53: G.Saray atakları sıklaştı. Arda sol çaprazda topuk pası ile Kewella bıraktıç Kewell Ayhana açtıç Ayhanın vuruşu defansta kaldı.

DK 55: Kewell topu çok güzel bir şekilde öününe aldı. Soldan son çizgiye indi. Ümit Karana çaprazdan pasını verdi. Araya son anda Kayserispor defansı girdi.

DK 57: Kayserisporda Turgay yerini Escobara bıraktı.

DK 58: Maçta bir sarı karta Linderotha tehlikeli giren Olembeye.

DK 60: Maçta henüz gol yok.

DK 62: Kewellın açtığı ortaya Souleymanou Ümitten önce çıkarak topun sahibi oldu.

DK 64: Ardadan Aydına güzel bir topuk pası. Aydın acele etti ve topu kaybetti.

DK 67: Maçta bir sarı kart da Abdullaha çıktı.

DK 69: Arda sol kanattan cezasahasına girdi. Ali Turanın müdahalesi ile yerde kaldı. Hakem devam kararı verdi.

DK 70: Baros birzadan oyuna girecek.

DK 73: Ümit Karan sol taraftan topu önüne aldı. Beklenmedik bir anda şutunu çekti. Üstten aut.

DK 74: Ümit Karan yerini Milan Barosa bıraktı.

DK 75: Süleymanou uzun bir kaleci atışı kullandı. De Santise kadar geldi top.

DK 76: Arda Escobarın müdahalesi ile yerde kaldı. Hakem serbest vuruşu verdi. Arda kullandı. Kayserispor defansı kafa ile uzaklaştırdı.

DK 78: Baros Kewellnin topuna hareketlendi. İlk pozisyonda topu önüne çekti. Ancak defans zamanında araya girdi.

DK 79: Arda sağ kanattan korner ortaladı. Servet iyi yükseldi. Kafasını vurdu. Süleymanou son anda çıkardı.

DK 80: Maçta henüz gol yok.

DK 81: Bir sarı kart da Ardaya sert giren Ali Turana çıktı.

DK 85: Kayserisporda bir değişklik daha. Olembe yerini Bilal Azize bıraktı.

DK 90: Maçta normal süre tamamlandı.

+3 dakika uzatma

DK 90+2: G:Saray kalesinde tehlike. Orta sağdan geldi. Santic havadan gelen topu yumrukla uzaklşatırdı. Puroviç topa yükselmişti.

Bünyamin Gezer maçta son düdüğü çaldı.

MAÇ SONUCU: KAYSERİ 0-0 G.SARAY


Süper Ligde 2. hafta sonuçlar puanlar

Ağustos 31, 2008

Turkcell Süper Lig’de 2008-2009 sezonunda ikinci hafta maçları yarın oynanacak Beşiktaş – Konyaspor maçı dışında tamamlandı.

İlk iki hafta sonrasında Bursaspor, Gaziantepspor ve Trabzonspor 6′şar puanla ilk sırayı aldılar.

16 golün atıldığı Süper Lig’in 2. haftasında 3 maçı ev sahibi ekip kazanırken, 3 karşılaşmada deplasman takımı sahadan 3 puanla ayrıldı. 2 karşılaşmada ise takımlar birbirlerine üstünlük sağlayamadı.

Turkcell Süper Lig’de 2008-2009 sezonunda ikinci haftanın golcüleri ise şunlar;
2 Gol: Bobo (Beşiktaş), Selçuk (Trabzonspor), Tabata (Gaziantepspor), Fatih Yiğen, D. Roberts (Denizlispor), Sercan (Bursaspor)

1 Gol: Kewell, Hakan Balta, Barış, Lincoln (Galatasaray), İvankov, Gökhan (Bursaspor), İbrahim (Hacettepe), Beto (Gaziantepspor), İbrahim Yattara, Gökhan Ünal (Trabzonspor), Celalettin, Cihan Haspolatlı (Konyaspor), Gökhan, Burak (k.k), Jaba, Iglesias (Ankaragücü), Burhan (Gençlerbirliği), Jestroviç (Kocaelispor), Mustafa Özkan, Dziewicki, Bieniuk, SıÜüerge Pacome Djehoua (Antalya), Delgado (Beşiktaş), İbrahim, Mehmet Yıldız (Sivasspor), Colin Kazım, Semih (Fenerbahçe)

2. haftada oynanan maçlarda alınan sonuçlar, puan durumu ve 3. haftanın programı şöyle:

TOPLU SONUÇLAR

Ankaragücü – Trabzonspor: 1 – 2
Ankaraspor – Gaziantepspor: 0 – 2
Kocaelispor – Sivasspor: 0 – 2
Fenerbahçe – İstanbul Büyükşehir Belediyespor: 2 – 0
Bursaspor – Gençlerbirliği: 2 – 0
Eskişehirspor – Hacettepe: 0 – 0
Denizlispor – Antalyaspor: 3 – 2
Kayserispor – Galatasaray: 0 – 0

1 Eylül Pazartesi
21.00 Beşiktaş – Konyaspor (BJK İnönü)

PUAN DURUMU
</

NOT: Beşiktaş – Konyaspor maçı yarın akşam oynanacak…

HAFTANIN PROGRAMI

3 Eylül Çarşamba
Fortis Türkiye Kupası 1. kademe maçları

6 Eylül Cumartesi
19.00 Ermenistan – Türkiye (2010 Dünya Kupası Avrupa Grubu eleme maçı)
21.00 Ümit Milli Takım – Çek Cumhuriyeti Ümit Milli Takım (Avrupa Şampiyonası Grup Eleme maçı)

TURKCELL SÜPER LİG 3. HAFTA MAÇLARI

13 Eylül Cumartesi:
19.00 Hacettepe – Fenerbahçe (Ankara 19 Mayıs)
20.00 Konyaspor – Denizlispor (Konya Atatürk)
20.00 Kayserispor – Kocaelispor (Kayseri Atatürk)
21.45 Galatasaray – Antalyaspor (Ali Sami Yen)

14 Eylül Pazar:
19.00 Sivasspor – Bursaspor (4 Eylül)
20.00 Gençlerbirliği – Eskişehirspor (Ankara 19 Mayıs)
20.00 Gaziantepspor – Ankaragücü (Kamil Ocak)
20.00 İstanbul Büyükşehir Belediyespor – Ankaraspor (Atatürk Olimpiyat)
21.45 Trabzonspor – Beşiktaş (Hüseyin Avni Aker).

(CİHAN)


Real Madrid yıldız oyuncuya robinho yol veriyor

Ağustos 31, 2008

ispanya’nın dünyaca ünlü futbol kulübü Real Madrid, “Chelsea’ye gitmek isteyen” Brezilyalı futbolcusu Robinho’nun sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilebileceğini açıkladı. Real Madrid’de kadro dışında bırakılan Robinho’nun bugün basın toplantısı düzenleyerek kulübü suçlaması ve İngiliz Chelsea’ye gitmek istediğini söylemesinin ardından hemen futbolcuya karşılık veren İspanyol kulübü, Robinho’nun tek taraflı olarak sözleşmesini feshetmek istemesi halinde bunu kabul edeceklerini duyurdu. Sezona yeni başlayan La Liga’da deplasmanda oynanacak Deportivo-Real Madrid maçından önce Robinho’nun basın toplantısı düzenlemesini doğru bulmayan Real Madrid kulübü, ayrıca futbolcusunun peşini bırakmamasından dolayı Chelsea kulübünü de eleştirdi.

Henüz transferle ilgili hiçbir şey gerçekleşmeden Chelsea’nin resmi internet sitesinde Robinho forması sattığını hatırlatan Real Madrid, “Futbolcumuzu satmadığımızı mükemmel bir şekilde bilmelerine rağmen Chelseali yöneticilerin tavırlarından derin üzüntü duyuyoruz” açıklamasında bulundu.


Oruç tutacaklara öneriler

Ağustos 31, 2008

Oruç tutanlar iftar ve sahurda mutlaka 2 litre su içmesi gerekiyor. Epilepsi, alzheimer, kanser, kalp ve şeker gibi kronik hastalıkları olanların oruç tutmaları sakıncalı. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Göral, ramazanda sıcaklığa bağlı olarak aşırı terlemeyle su kaybının fazla olduğuna dikkati çekerek, ”Oruç tutanlar iftar ve sahurda mutlaka 2 litre su içmesi gerekiyor” dedi. Prof. Dr. Vedat Göral, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazanda çocuk, yaşlı, hamile, kalp ve şeker gibi kronik hastalıkları olanların oruç tutmalarının sakıncalı olduğunu belirtti. Bu tür rahatsızlıkları olan kişilerin oruç tutmak için hekime başvurması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Göral, şöyle konuştu:

”Şeker, epilepsi, alzheimer, kalp hastaları, kanser, migren ve anemik, tüberküloz, ülser, ve böbrek yetmezliği olanlar ile düzenli ilaç kullananların oruç tutmaları sakıncalıdır. Bu rahatsızlığı olanların mutlaka hekiminin izin vermesi durumunda oruç tutmalıdır. Türkiye genelinde hava sıcaklığı halen yüksek seyretmektedir. Sıcaklığa bağlı olarak aşırı terlemeyle su kaybı fazladır. Bu nedenle oruçlu olan kişilerin gün içerisindeki su kaybını iftar ile sahur arasında telafi etmesi gerekiyor. Oruç tutanların iftar ve sahurda mutlaka 2 litre su içmesi gerekiyor.”

-İFTARDA ANA ÖĞÜNÜ 1 SAAT GEÇ YEMEK GEREK-

Oruç tutanların iftarda yediklerine büyük önem vermesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Göral, saatlerce boş kalan mideyi ağır yemeklerle doldurmanın çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Göral, çorba, kahvaltılık ürünler ve salata ile oruç açıldıktan 1 saat sonra ana öğün yemeğini yemek gerektiğini belirterek, bunun hem metabolizmayı daha iyi çalıştıracağını hem de ağır yemeklerle birden yüklenmenin yol açabileceği sağlık sorunlarını engelleyeceğini kaydetti.

İftardan bir saat sonra tüketilecek ana öğünde etli veya etsiz az yağlı sebze yemeği ile az miktarda pilav, makarna veya börek yenebileceğini, bunun yanında yoğurt, ayran veya süt tüketiminin de asla ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Göral, şöyle devam etti:

”İftar yemeği yavaş yavaş ve küçük porsiyonlar halinde yenmelidir. Azar azar, iyice çiğneyerek ve sık aralıklarla besinler tüketilmeli ve çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir. Gün boyu aç kalınacağı için yavaş sindirilen, mide ve bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen ve kana geçiş hızı düşük olan esmer tahıl ürünleri ile sebze, kuru baklagiller ve salata gibi gıdaları tercih etmek iftar sonrası yaşanabilecek olası rahatsızlıkları engeller. Yemeğin ardından ise şerbetli hamur tatlıları ve kızartılan tatlılar yerine, sütlaç ve güllaç gibi hafif sütlü tatlılar veya meyve tüketilmelidir.”

-SAHURA MUTLAKA KALKILMALI-

Prof. Dr. Göral, oruç tutanların mutlaka sahura kalkması gerektiğini ve sahurda süt, yoğurt, peynir gibi besinlerin yer aldığı bir kahvaltı yapmasını ya da çorba, sebze ve kuru baklagillerden oluşan hafif bir öğün tercih etmesini tavsiye eden Göral, sahur öğününün ağır yemeklerden oluşması halinde, metabolizmanın hızının gece düşeceği için kilo alma riskini artacağını vurguladı.

Oruç nedeniyle aç kalma süresi uzun olduğu için metabolizma hızının düştüğünü, halsizlik ve baş ağrısı görüldüğünü belirten Prof. Dr. Göral, bu nedenle sahura mutlaka kalkılması gerektiğini sözlerine ekledi.

-PARKİNSON HASTALARINA ORUÇ UYARISI

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenk Akbostancı, tedavide belirtileri ortadan kaldıran ve beyindeki dopamin eksikliğini gideren ilacı kullanan parkinsonluların oruç tutmamaları gerektiğini, bu ilacı almayanların ise oruç tutmalarında sakınca olmadığını bildirdi.

Akbostancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazan ayı yaklaşırken çok sayıda hastası tarafından ”parkinsonluların oruç tutmasının uygun olup olmadığı” sorusunun yöneltildiğini söyledi.

Parkinson hastalığının, beyinde sinir hücreleri arasında iletişimi sağlayan maddelerden birisi olan ”dopamin”in bulunmamasından kaynaklandığını anlatan Akbostancı, bu maddenin hem hareketleri düzenlediğini hem de ödüllendirilmişlik hissi verdiğini belirtti.

Parkinsonun, katılık, yavaşlık ve titreme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade eden Akbostancı, rahatsızlığın belirtileri arasında ayrıca depresyon ve sosyal içe çekilme gibi davranışsal bozukluklar da bulunduğunu kaydetti.

Parkinsonluların bir bölümünün oruç tutmasında sakınca olmadığını ancak bazı hastaların kesinlikle oruç tutmaması gerektiğini bildiren Akbostancı, şunlara dikkati çekti:

”Tedavide belirtileri ortadan kaldıran, dopamin eksikliğini gideren ‘levodopa’ isimli etken maddeyi içeren ilaç alanlar oruç tutmamalıdır. Semptomatik etkisi 3-4 saat sürdüğü için ihtiyaç olan günlük doz 4 farklı zaman diliminde alınmalıdır. Gerekli dozun tek seferde ya da 4 kezden daha az sıklıkla alınması halinde, hastalık hem daha hızlı ilerler, hem de yan etkileri daha sık ortaya çıkar.”

Akbostancı, ”bu ilacı kullanmayan parkinsonluların ise oruç tutmalarında bir sakınca olmadığını” belirtti.

”İFTAR YEMEĞİ KALP ATIŞLARINI HIZLANDIRIYOR. BU NEDENLE İFTARDAN HEMEN SONRA İÇİLEN SİGARA KALP KRİZİ VE DAMAR TIKANIKLIĞI RİSKİNİ 10 KAT ARTIRIYOR”

Sigarayla Savaşanlar Vakfı Kurucu Başkanı Ubeyd Korbey, iftar yemeğinin kalp atışlarını hızlandırdığını, bu nedenle iftardan hemen sonra içilen sigaranın kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırdığını söyledi.

Korbey, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sigaranın insan sağlığına zararlarını anlatabilmek için yoğun çaba sarf ettiklerini belirtti.

Bu konuda yapılan çalışmalara rağmen sigara içiminin her geçen yıl arttığını ifade eden Korbey, ”Türkiye’de yılda yaklaşık 115 bin, dünyada ise 5 milyon kişi sigaradan ölüyor. Yani elimizdeki rakamlara göre dünyada her 6 saniyede bir kişi sigaradan ölüyor. Türkiye’de ölenlerin 12-13 bini ise pasif içici” dedi.

Tiryakiler dikkate alındığında Türkiye’de yaklaşık 23 milyon kişinin sigara kullandığını bildiren Korbey, şunları kaydetti:

”Ramazan ayında sigara içimine dikkat etmek lazım. Sigara, ramazan ayında diğer dönemlere oranla daha fazla risk oluşturuyor. Gün boyunca kişi aç kalıyor. İftar yemeği kalp atışlarını hızlandırıyor. Bu nedenle kanın dolaşımının rahat olması lazım. Kan dolaşımının hızlanma süreci içinde sigara kana karışırsa kan koyulaşır. Damarlar üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Tiryakiler yemekten sonra yoğun şekilde içiyor. İftardan hemen sonra içilen sigara, kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırıyor. ”

İftarda birbiri ardına içilen sigaranın kanın oksijen taşıma yeteneğini azalttığını ve bunun vücuda ciddi zararlarının olduğunu belirten Korbey, sözlerine şöyle devam etti:

”İftarla birlikte ya da hemen sonra ardı ardına içilen sigara sadece kalp krizi riskini değil, beyin kanaması, damar tıkanıklığı ve felç olma riskini de 10 kat arttırıyor. Sigara tiryakisinin bu dönemde oldukça dikkatli olması gerekiyor. Sigara mutlaka içilmesi gerekiyorsa yemek bitiminden sonra 15-20 dakika, vücudun yemekten kaynaklanan yükünün hafiflemesi beklenmelidir. Oruçlu insanın sigarayı bırakması çok kolay, sadece biraz çaba gerekiyor. Ülkemizde her yıl 20 bin civarında akciğer kanseri vakası ortaya çıkıyor. Bunların yüzde 97’si sigaradan kaynaklanıyor. Sigara kaynaklı akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 10′u ise pasif içiciler.”

Yürürlüğe giren sigara yasağıyla birlikte 2010 yılında sigaradan ölenlerin sayısının yaklaşık 15 bin azalacağını tahmin ettiklerini vurgulayan Korbey, ”Yasanın yürürlüğe girmesiyle sigara dumanından kurtulanların çoğu ise pasif içiciler” diye konuştu.

Anadolu Ajansı


Hakan Şükür Bir yıl daha sahalarda

Ağustos 31, 2008

Bir yıl daha sahalardayım diyen Galatasaray’ın sözleşmesini yenilemediği Türk futbolunun Kralı Hakan Şükür, futbol oynamayı sürdüreceği ülkeyi açıkladı. Akşam Gazetesi’nden Kemal Çağlayan’ın haberine göre; Sivasspor’u ziyaretinde geleceğiyle ilgili planlarını anlatan Hakan Şükür, “Kimseye kırgın veya dargın değilim. Bir yıl daha sahalardayım” diye konuştu.

Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra gerek yurtiçinden, gerekse yurtdışından bir çok külüpten teklifler aldığını dile getiren Hakan Şükür, “Galatasaray’dan ayrılışımın ardından bir an olsun telefonlarım susmak bilmedi. Sivasspor gibi yurtiçinden birçok kulüp beni kadrosunda görmek arzusunda olduklarını dile getirdi. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Ben Türkiye’de futbol oynamayı artık düşünmüyorum. Yurtdışından gelen teklifleri değerlendirmeye aldım” dedi.

EKİMDE GİDECEĞİM

Sakaryaspor alt yapısında yıllar önce beraber futbol oynadıkları Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, yardımcı antrenörler Esat Karaberber ve Sefer Yılmaz ile Sivasspor kampında hasret gideren ve eski günleri anan Hakan Şükür transferi ile ilgili beklentilere de son noktayı koydu.

Hakan Şükür, “Yurtdışından çok teklif aldım. Değerlendirmem sonucunda Dubai’ye gitmeye karar verdim. Orada lig ekim ayında başlıyor. Önümüzdeki hafta herşey çok daha net belli olacak. Dubai’de bir yıl daha futbol oynadıktan sonra Türkiye’ye dönmek ve futbolculuk hayatımı noktalamak istiyorum. Daha sonra Türk futboluna hoca veya idareci olarak hizmet vermek en büyük hayalim” diye konuştu.

Akşam


Osmanlı’da Ramazan nasıl geçirilirdi

Ağustos 31, 2008

Son yıllarda Ramazanlar’da şatafatlı iftar ziyafetleri yapmak gelenek hâline geldi. Osmanlı’da Ramazan’ın ‘yükü’ Veziriazamlar’ın üzerindeydi. Sokollu Mehmed Paşa bile iftar davetlerinin altından kalkamamıştı .Son yıllarda Ramazanlar’da şatafatlı iftar ziyafetleri yapmak gelenek hâline geldi. Aslında bu geleneğimiz çok eski. Ancak dünyanın en büyük imparatorluklarından biri olan Osmanlı Devleti’nin veziriazamları bile iftar davetlerinin masrafından perişan olmuşlardı.

Bu gece bağış ayı olan on bir ayın sultanı Ramazan başlıyor. Ramazan, günahlardan kurtulma ve sevap kazanma ayıdır. Sahuruyla iftarıyla, içerisine girilen manevi havasıyla Ramazan günümüzde olduğu gibi tarih boyunca çok farklı bir ay oldu.

PROTOKOL DEVLETİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan itibaren resmi teşrifat, yani protokol kuralları gelişmişti. Neyin ne zaman ne şekilde yapılacağı çok ince kurallara bağlanmıştı. Ramazan ayı geldiğinde gelenekleşmiş kurallara göre bu ayda yapılan faaliyetler vardı. Bunların en önemlilerinden biri veziriazamın, yani dönemin başbakanının iftar davetleriydi. Fakat Osmanlı döneminde iftar davetleri günümüzde olduğu gibi Ramazan’ın ilk günüyle birlikte başlamazdı. İnsanların vücutlarını ve psikolojilerini oruca hazırlamaları, ayrıca Ramazan’ın ilk günlerini aileleriyle birlikte geçirmeleri için davetler Ramazan’ın dördünden sonra başlardı.

Veziriazam ve diğer üst düzey devlet adamları, Ramazan’ın dördünden itibaren âlimleri, bürokratları ve askerin ileri gelenlerini protokol kurallarına göre iftara davet ederlerdi.

İFTAR DAVETLERİ

İftar davetlerinin en önemlisi veziriazamın hükümet merkezinde vereceği ziyafetlerdi. Veziriazamın davetine katılacak devlet adamlarının listeleri düzenlenerek padişahın onayına sunulurdu. Davetlere ilk çağrılanlar âlimlerdi. Ramazan’ın dördüncü gününde padişahlar tarafından yaptırılmış olan camilerin şeyhleri, beşinci gününde şeyhülislam, altıncı gününde Rumeli ve Anadolu kazaskerleriyle, Peygamberimiz’in soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan nakibüleşraf veziriazamın davetine katılırdı. Daha sonra ordunun ve bürokratların önde gelenleri makamlarına göre tespit edilmiş günlerde veziriazamın sofrasında iftar yaparlardı. Herkesin iftarlara geliş ve ayrılışları törenle olurdu.

Davetler Ramazan’ın 24’ünde sarayda padişaha hizmet eden mirahurlar, bostancıbaşı ve kapıcılar kâhyasına verilen iftar yemeğiyle sona ererdi. Bu arada veziriazamın iftar davetine katılanlar daha sonraki günlerde şeyhülislam ve diğer vezirlerin ziyafetlerine giderlerdi. Ramazan’ın 25’i boş geçirilir, daha sonra Ramazan’ın son günleri devlet adamlarının birbirlerini bayram tebriki ziyaretleriyle geçerdi.

Osmanlı padişahları ise iftarlarını genelde sarayda yaparlardı. Padişahların saray dışında iftar yapmaları istisnai bir durumdu. 19. yüzyılda padişahlar nadiren de olsa veziriazamlara veya ulemadan birine haber vermeden iftara gittiler.

Padişahlar, 19. yüzyılın sonlarına doğru devlet adamlarına ve ordu mensuplarına iftar yemeği vermeye başladılar. Özellikle, Sultan İkinci Abdülhamid askerleri ve öğrencileri Yıldız Sarayı’nda iftara davet ederdi. Padişahın Ramazan dolayısıyla tertiplemiş olduğu iftar yemeğine katılan subay ve askerlere ayrıca para da verilirdi.

SOKULLU KARA KARA DÜŞÜNDÜ

Veziriazamlar, ramazan aylarında devlet ileri gelenlerine günlerce iftar ziyafetleri vermelerinin yanı sıra padişaha, valide sultana, harem ağasına, sarayın üst düzey memurlarına, şeyhülislama ve ulemanın önde gelenlerine “iftariyelik” denen hediyeler gönderirlerdi.

Ramazan ayında herkesin mutfak masraflarında artış olurdu. Ancak en büyük artış veziriazamın harcamalarıydı. Kanuni Sultan Süleyman, İkinci Selim ve Üçüncü Murad dönemlerinde 1564 ile 1579 yılları arasında 15 yıl veziriazamlık yapan Sokollu Mehmed Paşa zamanında iftar ziyafetlerinin altından kalkılamayacak dereceye gelmiş bir masraf kapısı olduğu fark edildi, ancak bir çare de bulunamadı. Dönemin tarihini yazan Selanikî, iftar ziyafetleri için “yıldan yıla terk olunmaz eski bir âdettir, büyük ziyafet ve aşırı masraftır” diye durumu tenkit etmişti.

RAMAZAN’IN BAŞLANGICINI BİLDİREN MÜKÂFATLANDIRILIRDI

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ramazan’ın ne zaman başlayıp biteceği şimdiki gibi aylar öncesinden belli olmazdı. Astronomi bugünkü kadar gelişmediğinden Ramazan’ın başlangıcını belirlemek için insanlar açıklık yerlerde gökyüzüne takip ederek yeni ayın doğuşunu beklerlerdi.

Yüksek yerlere gönderilen devlet görevlilerinin veya halktan bazı insanların hilalin göründüğünü, yani yeni Ay’ın doğduğunu bildirmesiyle Ramazan başlardı. Hilali görmek yetmezdi, şahit de istenirdi. Hilali görenler hemen şahitlerini de bularak mahkemeye giderek durumu bildirirlerdi. Bu konuda iki kişinin şahitliği gerekirdi. Durum araştırılır, denilen doğru çıkar da Ramazan’ın başladığına veya bitip de bayram olduğuna karar verilirse haberi getirenler ve şahitler yüklü miktarda ödül alırlardı.

Ramazan ayının başlangıç ve bitişini, Kadir gecesinin ne zaman olduğunu tespit etmek İstanbul Kadısı’nın göreviydi. Onun görevlendirdiği insanlar özellikle minarelerden hilali gözetlerlerdi. Hilali gördüklerinde şahitleriyle birlikte kadının huzurunda mahkeme kurulurdu. Hilali görenler ‘şu saatte gördüm. Bu gece Ramazan’ın başlangıcıdır. Şahadet ederim’ dedikten sonra şahitlerin de ifadeleri ile durum kesinleşince Ramazan başlamış olurdu. Bütün bu işler gizlilik içerisinde yapılır durumla ilgili bir bilgi dışarıya sızdırılmazdı. Bu sırada Ramazan’ın başladığını halka duyuracak mahyacılar mahkemenin dışında beklerlerdi.

Ramazan’ın başlangıcı bu şekilde tespit edildikten sonra durum Bâbıali’ye, oradan da padişaha bildirilirdi. Padişahın onayından sonra Ramazan’ın başladığı halka duyurulurdu. Cami minarelerinde kandillerin yakılması durumun halka ilânıydı.

YAZAN Erhan AFYONCU


Osmanlı’da Ramazan nasıl geçirilirdi

Ağustos 31, 2008

Son yıllarda Ramazanlar’da şatafatlı iftar ziyafetleri yapmak gelenek hâline geldi. Osmanlı’da Ramazan’ın ‘yükü’ Veziriazamlar’ın üzerindeydi. Sokollu Mehmed Paşa bile iftar davetlerinin altından kalkamamıştı .Son yıllarda Ramazanlar’da şatafatlı iftar ziyafetleri yapmak gelenek hâline geldi. Aslında bu geleneğimiz çok eski. Ancak dünyanın en büyük imparatorluklarından biri olan Osmanlı Devleti’nin veziriazamları bile iftar davetlerinin masrafından perişan olmuşlardı.

Bu gece bağış ayı olan on bir ayın sultanı Ramazan başlıyor. Ramazan, günahlardan kurtulma ve sevap kazanma ayıdır. Sahuruyla iftarıyla, içerisine girilen manevi havasıyla Ramazan günümüzde olduğu gibi tarih boyunca çok farklı bir ay oldu.

PROTOKOL DEVLETİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan itibaren resmi teşrifat, yani protokol kuralları gelişmişti. Neyin ne zaman ne şekilde yapılacağı çok ince kurallara bağlanmıştı. Ramazan ayı geldiğinde gelenekleşmiş kurallara göre bu ayda yapılan faaliyetler vardı. Bunların en önemlilerinden biri veziriazamın, yani dönemin başbakanının iftar davetleriydi. Fakat Osmanlı döneminde iftar davetleri günümüzde olduğu gibi Ramazan’ın ilk günüyle birlikte başlamazdı. İnsanların vücutlarını ve psikolojilerini oruca hazırlamaları, ayrıca Ramazan’ın ilk günlerini aileleriyle birlikte geçirmeleri için davetler Ramazan’ın dördünden sonra başlardı.

Veziriazam ve diğer üst düzey devlet adamları, Ramazan’ın dördünden itibaren âlimleri, bürokratları ve askerin ileri gelenlerini protokol kurallarına göre iftara davet ederlerdi.

İFTAR DAVETLERİ

İftar davetlerinin en önemlisi veziriazamın hükümet merkezinde vereceği ziyafetlerdi. Veziriazamın davetine katılacak devlet adamlarının listeleri düzenlenerek padişahın onayına sunulurdu. Davetlere ilk çağrılanlar âlimlerdi. Ramazan’ın dördüncü gününde padişahlar tarafından yaptırılmış olan camilerin şeyhleri, beşinci gününde şeyhülislam, altıncı gününde Rumeli ve Anadolu kazaskerleriyle, Peygamberimiz’in soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan nakibüleşraf veziriazamın davetine katılırdı. Daha sonra ordunun ve bürokratların önde gelenleri makamlarına göre tespit edilmiş günlerde veziriazamın sofrasında iftar yaparlardı. Herkesin iftarlara geliş ve ayrılışları törenle olurdu.

Davetler Ramazan’ın 24’ünde sarayda padişaha hizmet eden mirahurlar, bostancıbaşı ve kapıcılar kâhyasına verilen iftar yemeğiyle sona ererdi. Bu arada veziriazamın iftar davetine katılanlar daha sonraki günlerde şeyhülislam ve diğer vezirlerin ziyafetlerine giderlerdi. Ramazan’ın 25’i boş geçirilir, daha sonra Ramazan’ın son günleri devlet adamlarının birbirlerini bayram tebriki ziyaretleriyle geçerdi.

Osmanlı padişahları ise iftarlarını genelde sarayda yaparlardı. Padişahların saray dışında iftar yapmaları istisnai bir durumdu. 19. yüzyılda padişahlar nadiren de olsa veziriazamlara veya ulemadan birine haber vermeden iftara gittiler.

Padişahlar, 19. yüzyılın sonlarına doğru devlet adamlarına ve ordu mensuplarına iftar yemeği vermeye başladılar. Özellikle, Sultan İkinci Abdülhamid askerleri ve öğrencileri Yıldız Sarayı’nda iftara davet ederdi. Padişahın Ramazan dolayısıyla tertiplemiş olduğu iftar yemeğine katılan subay ve askerlere ayrıca para da verilirdi.

SOKULLU KARA KARA DÜŞÜNDÜ

Veziriazamlar, ramazan aylarında devlet ileri gelenlerine günlerce iftar ziyafetleri vermelerinin yanı sıra padişaha, valide sultana, harem ağasına, sarayın üst düzey memurlarına, şeyhülislama ve ulemanın önde gelenlerine “iftariyelik” denen hediyeler gönderirlerdi.

Ramazan ayında herkesin mutfak masraflarında artış olurdu. Ancak en büyük artış veziriazamın harcamalarıydı. Kanuni Sultan Süleyman, İkinci Selim ve Üçüncü Murad dönemlerinde 1564 ile 1579 yılları arasında 15 yıl veziriazamlık yapan Sokollu Mehmed Paşa zamanında iftar ziyafetlerinin altından kalkılamayacak dereceye gelmiş bir masraf kapısı olduğu fark edildi, ancak bir çare de bulunamadı. Dönemin tarihini yazan Selanikî, iftar ziyafetleri için “yıldan yıla terk olunmaz eski bir âdettir, büyük ziyafet ve aşırı masraftır” diye durumu tenkit etmişti.

RAMAZAN’IN BAŞLANGICINI BİLDİREN MÜKÂFATLANDIRILIRDI

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ramazan’ın ne zaman başlayıp biteceği şimdiki gibi aylar öncesinden belli olmazdı. Astronomi bugünkü kadar gelişmediğinden Ramazan’ın başlangıcını belirlemek için insanlar açıklık yerlerde gökyüzüne takip ederek yeni ayın doğuşunu beklerlerdi.

Yüksek yerlere gönderilen devlet görevlilerinin veya halktan bazı insanların hilalin göründüğünü, yani yeni Ay’ın doğduğunu bildirmesiyle Ramazan başlardı. Hilali görmek yetmezdi, şahit de istenirdi. Hilali görenler hemen şahitlerini de bularak mahkemeye giderek durumu bildirirlerdi. Bu konuda iki kişinin şahitliği gerekirdi. Durum araştırılır, denilen doğru çıkar da Ramazan’ın başladığına veya bitip de bayram olduğuna karar verilirse haberi getirenler ve şahitler yüklü miktarda ödül alırlardı.

Ramazan ayının başlangıç ve bitişini, Kadir gecesinin ne zaman olduğunu tespit etmek İstanbul Kadısı’nın göreviydi. Onun görevlendirdiği insanlar özellikle minarelerden hilali gözetlerlerdi. Hilali gördüklerinde şahitleriyle birlikte kadının huzurunda mahkeme kurulurdu. Hilali görenler ‘şu saatte gördüm. Bu gece Ramazan’ın başlangıcıdır. Şahadet ederim’ dedikten sonra şahitlerin de ifadeleri ile durum kesinleşince Ramazan başlamış olurdu. Bütün bu işler gizlilik içerisinde yapılır durumla ilgili bir bilgi dışarıya sızdırılmazdı. Bu sırada Ramazan’ın başladığını halka duyuracak mahyacılar mahkemenin dışında beklerlerdi.

Ramazan’ın başlangıcı bu şekilde tespit edildikten sonra durum Bâbıali’ye, oradan da padişaha bildirilirdi. Padişahın onayından sonra Ramazan’ın başladığı halka duyurulurdu. Cami minarelerinde kandillerin yakılması durumun halka ilânıydı.

YAZAN Erhan AFYONCU


ABD savaş gemisi Sivastopol yolunda

Ağustos 31, 2008

Karadeniz’e gelen Amerikan savaş gemisi Dallas, pazartesi günü Rusya’nın Karadeniz donanmasının bulunduğu Ukrayna’nın Sivastopol limanına gidecek. Ria Novosti haber ajansının verdiği bilgiye göre ziyaret Kiev’in daveti üzerine gerçekleşecek. Ajans haberinde Sivastopol şehir yönetiminden bir yetkilinin, “Dallas 1 Eylül’de Sivastopol’a bir çalışma ziyareti için gelecek. Geminin Gürcistan’ın Batum limanından ayrılarak bölgeye gelmesi bekleniyor.” dediğini duyurdu.

Gürcistan’da yaşanan kriz üzerine Karadeniz’e gelen NATO gemileri nedeni ile Rusya ile ittifak arasında gerginlik devam ediyor. Rusya’nın Sivastopol’da bulunan Karadeniz donanmasının eski komutanı NATO gemilerini 20 dakikada etkisiz hale getirebileceklerini açıklarken, Rus gemisi Moskova’nın Abhazya’nın Batum limanına demirlemesi bölgede tansiyonu yükseltti.

Rus savaş gemileri Gürcistan’ın Poti limanı çevresinde devriye geziyor. Rusya genelkurmay başkan yardımcısı Anatoli Nogovitsin NATO gemilerinin herhangi bir provokasyonda bulunması halinde karşılık vermekte gecikmeyecekleri tahdidinde bulunmuştu. Karadeniz’de dolaşan gemilerde nükleer başlıklar olmak üzere çok sayıda füzenin yer aldığı iddiaları dile getiriliyor.

Rusya Sivastopol deniz üssünü 1997 yılında imzalanan anlaşma çerçevesinde 2017 yılına kadar kullanacak. NATO üyeliğine hazırlanan Kiev bu tarihten sonra anlaşmanın yenilenmeyeceği konusunda Moskova’yı uyardı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko hafta içinde imzaladığı bir kararla Rusya’nın üstte gerçekleştirdiği her hareketi Moskova’ya bildirmesini istedi. Henüz yürürlüğe girmeyen yasayı provokasyon olarak niteledi.

(CİHAN)


Fenerbahçe 2 istanbul B.Belediyesi 0

Ağustos 30, 2008

Yeni sezona Gaziantep yenilgisi ile başlayan Fenerbahçe, geçen sezon iki maçta da yenemediği İstanbul Büyükşehir Belediye’yi bu kez 2-0 yenerek, bu sezonki ilk 3 puanını kazandı.

Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Süleyman Abay, Bülent Gökçü, Alpaslan Dedeş

Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan (Dk. 67 Önder), Lugano, Yasin (Dk. 77 Can), Roberto Carlos, Kazım, Alex, Maldonado, Uğur, Semih, Guiza

İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Hasagiç, Kerim, Cesario, Metin, Ekrem, Efe, Okan (Dk. 34 Mahmut), Tjikuzu (Dk. 80 Zeki), Serhat, İlyas (Dk. 58 Erman), Bebbe

Goller: Dk. 51 Kazım, Dk. 61 Semih (Fenerbahçe)
Kırmızı Kartlar: Dk. 30 Metin, Dk. 47 Serhat (İstanbul Büyükşehir Belediyespor)
Sarı Kartlar: Dk. 34 İlyas, Dk. 39 Serhat, Dk. 70 Tjikuzu (İstanbul Büyükşehir Belediyespor), Dk. 44 Gökhan, Dk. 63 Yasin, Dk. 88 Can (Fenerbahçe)

MAÇIN KIRILMA ANLARI

Fenerbahçe ve İstanbul Büyükşehir Belediye takımları sahaya çıktı. Maç birazdan başlayacak. İki takıma da başarılar diliyoruz..

Maç İstanbul BŞB’nin yaptığı başlama vuruşu ile başladı. İlk tacı Fenerbahçe kazandı.

İstanbul BŞB maçın 2. dakikasında ilk korneri kazandı. İlyas’ın kullandığı köşe vuruşunda topu Semih uzaklaştırdı.

3. Dakika: Fenerbahçe kaleyi cepheden gören bir yerden serbest vuruş kazandı. Roberto Carlos vuruşunda top kaleci Kenan Hasagiç’te kaldı.

9. Dakika: Fenerbahçe sağ kanatta köşe vuruşu kazandı. Alex topu ceza sahası içine ortaladı, Semih’e çarpan top dışarı çıktı.

11. Dakika: Fenerbahçe gole çok yaklaştı. Uğur Boral Tjikuzu’nun pasını kaptı sol çapraza doğru indi, yaptığı ortaya ceza sahası içinde bomboş pozisyonda bulunan Guiza, istediği gibi vuramadı ve top auta çıktı.

13. Dakika: Fenerbahçe bir kez daha gole yaklaştı. Sarı lacivertli ekip sol çaprazda bir serbest vuruş kazandı. Alex topu ceza sahasına ortaladı, defanstan seken top Uğur Boral’ın önünde kaldı, bu oyuncunun sağ ayakla yaptığı vuruşta top üstten auta çıktı.

20. Dakika: Roberto Carlos sol taraftan çok güzel kesti, ama ceza sahasında bulunan Semih topa dokunamadı.

22. Dakika: Kazım 2 rakibinden sıyrıldıktan sonra ara pasıyla Guiza’yı buluşturmak istedi ancak savunma topu kornere attı.

24. Dakika: Bu kez İstanbul BŞB etkili geldi. Yasin’den seken topu önünde bulan Bebbe, sert vurdu, defansa çarpan top kornere gitti.

27. Dakika: Kazım’ın sağ kanattan yaptığı ortada Semih yükseldi vuramadı, defanstan seken top İstanbul BŞB kalesine yöneldi ancak üstten dışarı gitti.

30. Dakika: İstanbul BŞB 10 kişi kaldı. Semih’in ara pasında topla buluşan Guiza Metin tarafından düşürüldü. Hakem serbest vuruşu verirken, Metin’e de kırmızı kart gösterdi.Alex’in kullandığı serbest vuruşta top az farkla üstten auta gitti.

31. Dakika: İstanbul BŞB’de Okan Buruk oyundan çıkarken, Mahmut oyuna girdi.

35. Dakika: Fenerbahçe bir kez daha gole yaklaştı. Alex’in kullandığı serbest vuruşta ilk başta Lugano sonrasında Guiza topu ağlara yollayamadı.

36. Dakika: Alex De Souza’nın ceza sahası yayından sert vuruşunda top auta çıktı.

40. Dakika: İstanbul BŞB’de Serhat sarı kart gördü.

42. Dakika: İlyas’ın ceza sahası yayından vurduğu sert şut üstten auta çıktı.

44.Dakika: Gökhan Gönül itiraz nedeniyle sarı kart gördü.

45. Dakika: Bu dakikalarda İstanbul BŞB daha çok topla oynayan taraf. İlyas’ın ceza sahası dışından vuruşunda top yandan auta çıktı.

Ve maçın ilk yarısı 0-0 sona erdi.

İkinci yarıya Fenerbahçe başladı. İki takımda ilk yarıyı tamamladıkları 11′le 2. yarıya başladılar.

46. Dakika: İstanbul BŞB 9 kişi kaldı. Serhat Lugano’ya yaptığı hareketten sonra 2. sarı kartı gördü ve takımını 9 kişi bıraktı.

50. Dakika: Roberto Carlos’un ortasında ceza sahası içinde Semih topun gelişene vurdu, top üstten auta çıktı.

52. Dakika: Fenerbahçe aradığı golü buldu. Maldonado’nun ara pasında ceza sahasında topla buluşan Kazım’ın vuruşunda top kaleci Hasagic’e çarparak ağlara gitti.

56. Dakika: Sarı lacivertli ekip bu kez Semih’le gole yaklaştı. Roberto Carlos soldan ceza sahasına girdi, Semih’e çıkardı. Golcü oyuncunun vuruşunda top kaleci Hasagiç’in kucağında kaldı.

58. Dakika: İstanbul BŞB’de İlyas yerine Erman Kılıç oyuna girdi.

60. Dakika: Fenerbahçe ceza sahası yayının içinden serbest vuruş kazandı. Roberto Carlos’un sert şutunda top barajda kaldı.

Semih yeni attı golünü. 61. dakikada Uğur Boral’ın sol kanattan ortalıdığı topta Guiza topu kafasıyla Semih’e aktardı, Semih alda at dercesine verilen bu pası ağlara yollamakta zorlanmadı.

67. Dakika: Roberto Carlos çok uygun bir pozisyonda topu dışarı attı. Uğur Boral’ın sol kanattan yaptığı ortada, topu bir kez sektiren Roberto Carlos vole vurdu, top az farkla auta çıktı.

68. Dakika: Fenerbahçe’de Gökhan Gönül yerine Önder Turacı girdi.

70. Dakika: Bu kez İstanbul BŞB etkili geldi. Bebbe’nin vuruşunda top yandan auta çıktı.

75. Dakika: Semih’in sert vuruşunda kaleci Hasagic topu güçlükle önledi.

79. Dakika: Bu dakikalarda maçın temposu iyice düştü. Fenerbahçe’de Yasin yerine Can Arat oyuna girdi.

81. Dakika: Guiza bir musait pozisyondan daha yararlanamadı. Defansın arkasına atılan pasta herkes ofsayt diye dururken Guiza devam etti. Kaleci ile karşı karşıya kalan İspanyol oyuncunun vuruşunda top kaleci Hasagiç’te kaldı.

82. Dakika: Fenerbahçe’nin ilk golünü atan Kazım yerine Burak oyuna girdi.

86. Dakika: Guiza bir kez daha gole yaklaştı. İspanyol oyuncunun vuruşunda kaleci Hasagic gole izin vermedi.

88. Dakika: Ceza sahası içinde rakibinden sıyrılan Guiza topu Uğur’a bıraktı, bu oyuncunun vuruşunda top üstten auta çıktı.

90.Dakika: Alex’in ceza sahasınının dışından yaptığı vuruşta, top az farkla yandan auta çıktı.

Maçta son düdük çaldı ve Fenerbahçe İstanbul BŞB’yi 2-0 mağlup ederek yeni sezondaki ilk 3 puanını kazandı!


Abdüllatif Şener Yerel Şeçimlere Katılmıyacak

Ağustos 30, 2008

Eski Başbakan Yardımcısı ve Yeni Oluşum Hareketi Lideri Abdüllatif Şener, partisini 2009 yılında kuracağını ve yerel seçimlere girmeyeceğini açıkladı.
Şener, Açıköğretimliler Birliği Vakfı heyetini Çankaya’daki bürosunda kabul etti. Açıköğretimliler Birliği Vakfı heyetinin verdiği bilgiye göre, Şener, halkın Yeni Oluşum Hareketi’nin benimsendiğini ve giderek yerleşecek ve güçlenecek bir hareket olacağını kaydetti.
“İktidarın eceli benden olacak” diyen Şener, hükümetin iki seçimi bir arada yapmaya kalkmaları durumunda bunun kendilerinden korktuklarının bir işareti olacağını da belirtti.
Siyasette “boş ve ani çıkışlar yapma meraklısı olmadığını” ve bu tür yollarla güç elde etmek istemediğini vurgulayan Şener, vatandaşların yanında kimlerin olmasını istediği konusunda ise www.yeniolusumhareketi.com üzerinden anket başlattığını belirtti. Şener, şunları söyledi:
“Diğer kurulmuş partilere benzemek istemiyorum. Bu yüzden ani çıkışlar yapıp partiyi kurup ta yerel seçimlere girmeyi düşünmüyorum. Aslında yerel seçimlere girip de İstanbul’dan başlayıp bunların fiyakasını bozmak gerek ama gerek yok. Milletvekili seçimlerine girmek için teşkilat hazırlığındayız. Nasip olursa 2009 Nisan da partimizi kurmuş olacağız. Halkımız hareketimizi benimsedi. Milletimize doğruları anlatmak için yola çıktık. Takdir milletindir. Ama öyle görünüyor ki iktidarın eceli benden olacak. Eğer iki seçimi bir arada yapma gibi bir oyuna girerlerse buda bizden korktuklarının işaretidir. Çünkü 2 yıl sonrasına yapılacak seçimleri bu kadar öne almak korkunun işaretidir. Bizde o zaman bir formül bulup seçime gireriz. Ben, bana gelenleri kovuculardan değilim. Zaten sitemizde de kimlerin yanımızda olması yönünde anket yapmaktayız.”
AKP eski Çankırı Milletteki İsmail Ericekli’nin yer aldığı ve Vakıf Mütevelli Heyeti Başkanı Muharrem Soğuksu ile Yönetim Kurulu Üyeleri Tevfik Ülger, Ayhan Çakmak, Çetin Tunçel, Sevda Bayram, Doğan Boran, Orhan Erşahin ve Selçuk Tokat’tan oluşan heyet ise Şener’e ziyaretlerinde Türkiye’deki eğitim sorunlarını ileterek, hareketinde başarı dilediler.

ANKA HABER AJANSI