Sigortada yeni dönem resmen başladı

Ekim 1, 2008

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun bugün tümüyle yürürlüğe girmesiyle sosyal güvenlik alanında yeni bir dönem başlayacak. Bundan böyle SSK’lılar 4/a’lı, Bağ-Kur’lular 4/b’li ve Emekli Sandığı iştirakçileri 4/c’li olarak anılacak. Sigortacılık alanında getirilen bazı düzenlemelere göre, kendi nam ve hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular), iş kazası ve meslek hastalığı ile analık halinde ayakta tedavilerde günlük kazancının üçte ikisi, yatarak tedavide ise yarısı oranında geçici iş göremezlik ödeneği alabilecek. Malullük aylığı için daha önce en az yüzde 66 çalışma gücü kaybı aranırken, yeni dönemde bu oran yüzde 60′a indirilecek. Tarım Bağ-Kur’luları ve köy muhtarlarına 15 günlük prim karşılığı 30 günlük hizmet kazanma olanağı sağlanacak. 15 günlük esas alınan prim tutarı, her yıl bir gün artırılarak 15 yıl sonra 30 gün üzerinden prim alınacak.

Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi yapmamış ülkelere Türkiye’deki mevzuata göre kurulmuş işletmelerce götürülen işçiler için sadece kısa vadeli ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamı zorunlu tutulacak, dilerlerse isteğe bağlı sigortaya devam etmeleri sağlanacak.

Prim oranları yüzde 13.5-19′a düşürülerek, prim yükü azaltılan işverenlerin uluslararası alanda rekabet güçleri artırılacak.

Bu durumdaki sigortalıların bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri daha önce sağlık yardımından faydalanamazken 1 Ekim’den yani bugünden itibaren sağlık yardımı alabilecekler.

Kendi nam ve hesabına çalışanlar yüzde 20 sağlık, yüzde 20 sigorta primi ödemekteyken, yeni dönemde toplamda yüzde 40 olan prim oranı yüzde 33.5′e indirilecek.

Cenaze yardımı, emzirme ve evlenme ödeneği almayan kendi nam ve hesabına çalışanlara, 1 Ekim’den itibaren cenaze yardımı, cenaze ödeneği ile evlenecek hak sahibi yetim kız çocuklarına aylığının 2 yıllık tutarı evlenme ödeneği verilecek.

Başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede özürlü çocuğu bulunan kadın sigortalılara, 1 Ekim’den sonra geçen hizmet sürelerinin dörtte birinin hem prim ödeme gün sayılarına eklenmesi hem de emeklilik yaşından indirilmesi sağlanacak.

Kadın sigortalılar, doğumdan sonra işten ayrılmış olmaları ve çocuğun yaşaması şartıyla en fazla 2 defa azami 4 yıllık süreyi borçlanabilecek.

Emekli Sandığı iştirakçilerinin eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için en az 10 yıllık hizmet şartı aranırken, yeni dönemde 5 yıl ve daha fazla hizmeti olan iştirakçinin ölümü durumunda hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacak.

Emekli aylıkları ve emeklilikten sonra çalışma

Emekli aylıkları enflasyon değişim oranı kadar artırılacak, emeklilere refahtan pay verilmeyecek. Emekli aylıklarının hesaplanmasına ilişkin kazançların güncellenmesinde, 1 Ekim’den sonraki çalışılan süreler için gelişme hızının yüzde 100′ü yerine yüzde 30′u dikkate alınacak.

SSK kapsamında 1 Ekimden önce sigortalı olan ya da emekliliği hak edenler için, emeklilik sonrası çalışmaya devam etmeleri durumunda yüzde 30 oranında sosyal güvenlik destek primi ödenecek. Emekli aylıklarının kesilmesi söz konusu olmayacak.

Sosyal güvenlik destek priminin yüzde 7.5′ini çalışan, geri kalan kısmını işveren karşılayacak. Ayrıca yapılan işin niteliğine göre yüzde 1-6.5 iş kazası ve meslek hastalığı primi yine işveren tarafından ödenecek.

Çalışan isterse, sosyal güvenlik destek primi yerine diğer sigorta kollarının primlerini ödeyip emeklilikteki aylığını artırabilecek.

1 Ekim’den sonra sigortalı olup emekliliği hak eden biri, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışamayacak. Emekli biri çalışmak istediğinde emekli aylığı kesilecek.

Emekli olup yine kendi nam ve hesabına iş yapan kişiler, emekli aylığı kesilmeden yüzde 12 oranında sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışabilecek.

Bu oran, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren her yıl 1 puan artırılarak yüzde 15′e çıkacak.

Askerlik borçlanmasının koşulları 1 Ekim’den sonra ağırlaşacak. Mevcut uygulamada askerlik borçlanması için borçlanılacak her bir ay için asgari ücretin yüzde 20’si tutarında ödeme yapılması gerekiyorken, 1 Ekim’den sonra bu oran yüzde 32′ye yükselecek.

Ayrıca borçlanma miktarının ödenmesine ilişkin sürede kısaltılacak. Mevcut uygulamada ödemeler 6 aya kadar taksitle yapılabilirken, yeni uygulamada ödeme süresi 1 ayla sınırlı olacak.

Ölüm aylığı şartları

Halen çalışmakta olan tüm sigortalıları kapsayacak şekilde, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle yüzde 25 ve daha yukarı oranda sakat kalan işçilere bağlanan gelirlere uygulanmakta olan alt sınır kalkacak. Böylece 1 Ekim’den sonra sakat kalan işçiye ödenecek gelir, 1 Ekim’den önceki miktarın önemli oranda gerisinde kalacak.

Gazeteciler, matbaa işçileri, gemi adamları, uçuş personeli, kaynakçı, şeker sanayi çalışanları, posta dağıtıcısı gibi meslek gruplarının “yıpranma hakkı” olarak bilinen fiili hizmet süresi zammı kaldırılacak.

Kamuda çalışan işçilere yapılan ilave ödemelerden de prim kesintisi yapılacak, diğer ödemeler de prime tabi olabilecek.

Çalışan ya da kurumdan aylık alan çocuksuz dul eşe bağlanacak ölüm aylığı oranı yüzde 75′ten yüzde 50′ye düşecek.

İşçiler için malullük ve ölüm aylığını hak etmek için 5 yıllık sigortalılık süresini doldurmak ve 900 gün prim ödemiş olmak şartı, halen çalışanları da kapsayacak şekilde 10 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış ve bin 800 gün prim ödemiş olma şeklinde yeniden düzenlenecek.

İsteğe bağlı sigortalılık uygulamasında da değişikliğe gidilecek. Mevcut uygulamada, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için SSK’da bin 1080 gün (3 yıl), Emekli Sandığı’nda 3 bin 600 gün (10 yıl) çalışmış olmak gerekiyor.

Ayrıca emekli olana kadar da sağlık hizmetlerinden yararlanılamıyor. Yeni düzenlemeyle isteğe bağlı sigortalı olabilmek için gerekli olan çalışma şartı kaldırılıyor.

Artık dileyen, isteğe bağlı sigortalı olabilecek ve sigortalı olduğu sürece sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu düzenlemeyle, part­time (kısmi zamanlı) çalışanlar ile usta öğreticilere de ay içinde eksik kalan günlerini isteğe bağlı olarak tamamlayabilecek.

1 Ekim’den itibaren isteğe bağlı sigorta primi ödeyenlerin ve yeni ödemeye başlayacakların prim ödedikleri süreler, Bağ-Kur sigortalılığından sayılacak. İsteğe bağlı sigorta primi ödeyenler açısından, emekli olmak için gerekli prim gün sayısının artmasını gündeme getirecek.

Mevcut uygulamada, kocanın, ölüm aylığı için gerekli prim gün sayısına sahip olmaması durumunda, eşi askerlik hizmetini borçlanabilirken, 1 Ekim’den sonra askerlik borçlanmasıyla ölüm aylığı bağlama durumu ortadan kalkacak.

Sendika ve konfederasyonların başkan ve yönetim kurulu üyelerinin zorunlu sigortalı sayılması nedeniyle bu kişiler için de prim ödenecek.

Genel sağlık sigortası

Genel Sağlık Sigortası ile tüm vatandaşlar sağlık riskleri ve sağlık harcamaları yönünden güvence altına alınacak. Ülkede ikamet eden tüm kişiler (vatansızlar ve sığınmacılar dahil) Genel Sağlık Sigortası’ndan yararlandırılacak.

Bağ-Kur’luların sağlık hizmetlerinden yararlanmaları için gerekli olan 240 günlük prim gün sayısı 30 güne indirilecek. Böylece çiftçiler ve esnaf, sigortalı olduktan 1 ay sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

Mevcut uygulamada Bağ-Kur’luların, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için hiç prim borçlarının bulunmaması gerekirken, 60 günlük borcun bulunması halinde bile sağlık yardımlarından yararlanmaları imkanı getirilecek.

Ayrıca iş kazası, meslek hastalığı, acil haller gibi durumlarda, Bağ-Kur’lunun sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için, borcunun olup olmadığına bakılmayacak.

SSK’lıların sağlık hizmetlerinden yararlanması için gerekli olan 90 ve bakmakla yükümlü oldukları için gerekli olan 120 günlük prim gün sayıları 30′a indirilecek.

Sağlık hizmetlerinden yararlanılabilmesi için 1 yıl içinde 30 gün prim ödeme şartında, askerlik, grev gibi nedenlerle geçen süreler son 1 yıl hesabında dikkate alınmayacak.

İşten ayrılan sigortalılar, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın 6 ay süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanabilirken, bu süre 90 güne düşecek.

Kademeli sağlık primi

Aile içindeki kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olanların, vatansızlar ve sığınmacıların, 65 yaş veya özürlü aylığı, şeref aylığı, vatani hizmet aylığı, terörle mücadele aylığı alanların, harp malullerinin, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakılan çocukların, köy korucularının, dünya ve olimpiyat şampiyonlarının Genel Sağlık Sigortası primleri devlet tarafından karşılanacak.

Çalışması nedeniyle sigortalı olmayan veya ailesinde sigortalı bulunmayanlardan, aile içindeki kişi başına geliri; asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar 24 YTL, asgari ücret ile asgari ücretin iki katına kadar olanlar 73 YTL, asgari ücretin iki katından fazla olanlar 146 YTL ödeyerek sağlık hizmetlerinden istisnasız yararlanabilecek.

Bu uygulamaya geçiş sürecinde Yeşil Kart uygulaması 2 yıl daha devam edecek, bu sürenin sonunda yürürlükten kaldırılacak.

Kısmi süreli çalışan işçiler ay içinde 30 günden eksik Genel Sağlık Sigortası primini kendisi, yoksulluğunu kanıtlarsa devlet ödeyecek.

Kız çocuklarının durumu

18 yaşından küçükler, herhangi bir şart aranmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu kapsamdakiler, 18 yaşından sonra ise kendi adlarına veya anne-babaları üzerinden Genel Sağlık Sigortası kapsamında olmaya
devam edecek.

1 Ekim’den sonra 18 yaşını dolduran kız çocukları anne-babalarının sağlık yardımından yararlanamayacak. Ancak, halen 18 yaşından büyük olup anne-babasının sigortalılığı nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanmakta olanların, çalışma ve evlenme gibi hallerle durumları değişmezse bu hakları sürecek.

Bağ-Kur’lu hastanın yol ve refakatçi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak. Mevcut uygulamada, sadece SSK ve Emekli Sandığı mensuplarının yol ve refakatçi giderleri kurumca karşılanıyor.
Yurt içinde yapılamayan tetkikler yurt dışında yapılabilecek.

Koruyucu sağlık hizmetleri karşılanacak

Aşılar, kanser tarama testleri gibi kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri de ilk defa sağlık sigortası kapsamına alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak.

Her yaştaki sigortalıların diş protez bedelleri, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu’nca tespit edilecek fiyatlar üzerinden karşılanacak.

Özel sağlık hizmet sunucularının alabilecekleri fark ücretine sınırlama getirilecek. Hastaneler, belirlenen fiyatın en çok yüzde 30′u kadar fark ücreti alabilecek.

Kamuya ait sağlık hizmeti sunucuları ise sadece otelcilik hizmeti ve istisnai sağlık hizmetlerinden fark ücreti alabilecek, bunun dışındaki sağlık hizmetlerinden fark ücreti alamayacak.

Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi bulunsun ya da bulunmasın bütün sağlık hizmeti sunucuları, acil hallerde, vatandaşlardan herhangi bir fark ücreti talep edemeyecek. Kurumla sözleşmesi bulunmayan sağlık kuruluşlarına acil haller dışında gidilmesi durumunda, tedavi bedelini sigortalı ödeyecek.

Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilecek.

Kurum, sağlık hizmet sunucularına erişimde sevk zinciri uygulamasına gidebilecek.

Ayaktan tedavilerde 2 YTL katılım payı alınacak. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde bu katılım payını almamaya ya da daha düşük miktarlar tespit etmeye, kurum yetkili olacak.

Kurum, devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinde yapılan muayenelerde ise sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı dikkate alınarak katılım payı tutarını yarıya indirebilecek veya 5 kat artırabilecek.

Katılım payı alınmayacak kişi ve haller ise şöyle:

-İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık sigortalısı,
-Askeri tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri,
-Afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri,
-Aile hekimi muayeneleri,
-Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri,
-Kurumca belirlenen kronik hastalıklar,
-Kurumca belirlenen hayati öneme haiz ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri,
-Organ, doku ve kök hücre nakline ilişkin sağlık hizmetleri,
-Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerce, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığının, sigortalı ile hak sahiplerinin malullük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığının kurum tarafından tespiti için yapılan sevkler nedeniyle,
-İstiklal Madalyası verilmiş bulunanlara, şeref aylığı alan kişiler ile bunların eşleri,
-Vatani hizmet tertibi aylığı alan kişiler,
-Nakdi tazminat ve aylık bağlananlar,
-Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişiler,
-Harp malullüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar,
-Vazife malulleri,
-Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar,
-Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler.


işsiz kalan bile GSS primi ödeyecek

Eylül 23, 2008

Sosyal Güvenlik Sigortası’nın fiilen uygulamaya geçireleceği 1 Ekim’den sonra işsiz kalanla bile Genel Sağlık Sigortası primlerini ödeyebilecekler Akşam yazarı Sosyal Güvenlik uzmanı Ali Tezel bir okurunun sorusu üzerine 1 Ekim sonrasında Genel Sağlık Sigortası ile ilgili uygulamaları izah etti.

Ülkemizde ilk defa 01.10.2008 gününden itibaren tam anlamıyla Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamaları başlayacak bu sigorta çeşidini bir özel sağlık, sigortasına da benzetebiliriz ama aralarındaki en önemli fark ise birine (GSS’ye) prim ödemek zorunlu, özel sağlığa ise zorunlu olmamasıdır.

1-Genel Sağlık Sigortası primi yüzde 12.5

Kanuna göre, en az asgari ücret (638.70 YTL) ve en fazla da 4511.70 YTL arasında olmak kaydıyla her ay yüzde 12.5 veya yüzde 12 oranında GSS primi ödenmesi zorunludur.

“Genel Sağlık Sigortası: Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan sigorta koludur. Genel Sağlık Sigortası primi, kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olanlar için prime esas kazancın yüzde 12.5’idir. Bu primin yüzde 5’i sigortalı, yüzde 7.5’i ise işveren hissesidir. Yalnızca Gnel Sağlık Sigortası’na tâbi olanlar ile 5510/60.md 1-(e) bendi ve 5510 sayılı Kanunun Geçici 13’üncü maddesinde belirtilenlerin genel sağlık sigortası primi, prime esas kazancın yüzde 12’sidir”

2- GSS primi ayda 30 günden az olamayacak

5510 sayılı SS ve GSS Kanunu’nun “Primlerin ödenmesi” başlıklı 88’inci maddesine göre, “…genel sağlık sigortalısı sayılanlar için, her ay 30 tam gün Genel Sağlık Sigortası primi ödenmesi zorunludur…”

Mesela, ayda 10 gün çalışan birisinin 10 günlük GSS primi işvereni tarafından ödenirken, kalan 20 günü de kendisi gidip her ay bankaya ödemek zorundadır. Aynı kişi prim ödemelerini 30 güne tamamlamak için isteğe bağlı sigortalı olmuşsa bu durumda her ay 20 günlük emeklilik ve 20 günlük GSS primini her ay bankaya gidip ödeyecektir.

Aynı 88’inci madde gereğince; “ kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile bu Kanuna göre ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalılar için eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin 30 güne tamamlanması zorunludur. Bu durumda olan sigortalıların eksik günlerine ilişkin genel sağlık sigortası primleri, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi veya (g) bendi kapsamında ödenir.”

3- İşsiz kalanlar da GSS primi ödeyecek

İŞsİz kalan çalışanlardan bazılarına, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası kapsamında işsizlik ödeneği ödenebilmektedir. Yani işsiz kalınan sürenin bir bölümünde işsizlik ödeneği alanlar olabileceği gibi alamayanlar da olabilir.

a- İşsizlik ödeneği alamayanların ödeyecekleri GSS primi

İşsiz kaldığı halde işsizlik ödeneğine hak kazanamayan kişilerden eski adıyla SSK’lı yeni adıyla 4/A sigortalısı olanların işten ayrıldıktan sonra 10 gün daha herhangi bir prim ödemeden GSS’den yararlanmak hakları vardır. Ancak, bu işsizlerin işten ayrılma tarihinden geriye doğru bir takvim yılı için 90 günlük çalışmaları varsa bu kere 10 gün değil 90 gün daha prim ödemeden GSS’den yararlanma hakları vardır. Daha sonra her ay kendileri gidip gelir durumlarına göre GSS primi ödemek zorundadırlar. Yani bu 10 veya 90 gün sonra ise her ay GSS primi ödemeden ne kendileri ne de bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık yardımı SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) tarafından verilmeyecektir.

b- İşsiz ödeneği alanların ödeyecekleri GSS primi

5510/60’ıncı madde gereğince, “e) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler,” GSS sigortalısı sayılmaktadır ve hemen takip eden 61 inci maddeye göre, “(e) bendinde sayılanlar, işsizlik veya kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve Türkiye İş Kurumu tarafından işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma bildirilir.” denilerek işsizlik ödeneği ödenen dönem için işsizlerin GSS primleri de 5510 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesiyle değişik 4447 sayılı Kanun’un 65 inci maddesine göre, İŞKUR tarafından SGK’ya ödenmektedir. Tabi işsizlik ödeneği alınan süre 6,8 veya en fazla 10 ay olabilmekte ve süre sonunda bitmektedir. Sürenin bitiminden sonra işsiz iş bulamazsa bu durumda GSS primlerini her ay kendileri gidip bankaya ödemeden ne kendisi ne de bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık yardımı verilmeyecektir.

4- Ödenecek GSS priminin hesaplanması

Gerek ayda 30 günden az çalışan ve gerekse işsiz kalan kişilerin SGK’ya ne kadar prim ödeyeceğinin hesaplanması da “Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı…”na göre belirlenecektir. Bu belirlemede kullanılacak yani geliri toplanacak aile üyeleri ise; “… aynı hane içerisinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşur.”

a- İşsizler SGK’ya müracaat edecek

İŞsİz kalan kişilerden mesela 90 günü olmayanlar, işsiz kaldıktan sonra 10 gün daha bedava GSS’den yararlanacaklardır bu 10 gün ise işsizin SGK’ya gidip gelirini tesbit ettireceği süredir. İşsiz, GSS primi ödemeye başlamadan önce ikamet ettiği yerdeki SGK’ya gidecek ve gelirinin tesbitini isteyecektir. SGK, kişinin harcamalarını da dikkate alarak aylık kişi başına düşen gelirini tesbit edecek ve bu tesbite göre kişi başına ödenecek GSS primi belli edilecektir. Burada dikkat edilecek nokta, “harcamaları” kelimesidir, mesela aylık 1000 YTL kirası olan bir evde ikamet eden işsizin (herhangi bir geliri olmasa bile) en başta bu kiraya ödeyeceği aylık 1000 YTL geliri olduğu ve ailedeki kişi sayısına göre de yedikleri-içtiklerine göre de mesela 500 YTL daha geliri varmış gibi değerlendirme yapılabilecektir.

b- Gelire göre ödenecek prim

SGK tarafından ailenin geliri tespit edilip kişi başına bölündükten sonra ödenecek GSS primi de ortaya çıkmış olacaktır.

Ailenin kişi başına geliri;

Asgari ücretin üçte birinden (212,90 YTL’den) az ise primleri devlet öder.

212,90 ile 638,70 YTL arasında olanlar kişi başına aylık 25,55 YTL,

638.70 ile 1.277,40 YTL arasında olanlar kişi başına aylık 76,64 YTL,

1.277,49 YTL’den fazla olanlar ise kişi başına ayda 153,29 YTL, GSS primini her ay ödeyerek sağlık hizmeti alabilecek. Hastaneye gidildiğinde ödenmesi gereken primden 1 YTL dahi borcu olanlara ise sağlık yardımı verilmeyecek.
(Akşam)


Sosyal güvenlikte büyük devrim

Eylül 12, 2008

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 1 Ekimde yürürlüğe girecek maddeleri ile sosyal güvenlik alanında yeni bir dönem başlayacak. Sigortacılık alanında getirilen bazı düzenlemeler göre, kendi nam ve hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular), iş kazası ve meslek hastalığı ile analık halinde ayakta tedavilerde günlük kazancının üçte ikisi, yatarak tedavide ise yarısı oranında geçici iş göremezlik ödeneği alabilecek.

Malullük aylığı için daha önce en az yüzde 66 oranında çalışma gücü kaybı aranırken, yeni dönemde bu oran yüzde 60′a indirilecek.

İsteğe bağlı sigortalılık için daha önce SSK sigortalısında en az 3 yıl, Emekli Sandığı iştirakçisinde en az 10 yıl sigortalılık süresi aranırken, 1 Ekimden sonra sigortalılık şartı kaldırılacak, ayrıca kısmi isteğe bağlı sigortalılık imkanı getirilecek.

Tarım Bağ-Kur’luları ve köy muhtarlarına 15 günlük prim karşılığı 30 günlük hizmet kazanma olanağı sağlanacak. 15 günlük esas alınan prim tutarı, her yıl bir gün artırılarak 15 yıl sonra 30 gün üzerinden prim alınacak.

Yurt dışına götürülecek işçiler için sadece kısa vadeli ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamı zorunlu tutulacak, dilerlerse isteğe bağlı sigortaya devam etmeleri sağlanacak. Prim oranları yüzde 13,5-19′a düşürülerek, prim yükü azaltılan işverenlerin uluslararası alanda rekabet güçleri arttırılacak. Bu durumdaki sigortalıların bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri daha önce sağlık yardımından faydalanamazken 1 Ekimden itibaren sağlık yardımı alabilecekler.

-KADIN SİGORTALILAR-

Başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede özürlü çocuğu bulunan kadın sigortalılara, 1 Ekimden sonra geçen hizmet sürelerinin dörtte birinin hem prim ödeme gün sayılarına eklenmesi hem de emeklilik yaşından indirilmesi sağlanacak.

Kadın sigortalılar, doğumdan sonra işten ayrılmış olmaları ve çocuğun yaşaması şartıyla en fazla 2 defa azami 4 yıllık süreyi borçlanabilecek.

Emekli Sandığı iştirakçilerinin eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için en az 10 yıllık hizmet şartı aranırken, yeni dönemde 5 yıl ve daha fazla hizmeti olan iştirakçinin ölümü durumunda hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacak.

Kendi nam ve hesabına çalışanlar yüzde 20 sağlık, yüzde 20 sigorta primi ödemekteyken yeni dönemde toplamda yüzde 40 olan prim oranı yüzde 33,5′e indirilecek.

Cenaze yardımı, emzirme ve evlenme ödeneği almayan kendi nam ve hesabına çalışanlara, 1 Ekimden itibaren cenaze yardımı, cenaze ödeneği ile evlenecek hak sahibi yetim kız çocuklarına aylığının 2 yıllık tutarı evlenme ödeneği verilecek.

-EMEKLİLİKTEN SONRA ÇALIŞMA, ASKERLİK BORÇLANMASI-

SSK kapsamında 1 Ekimden önce sigortalı olan ya da emekliliği hak edenler için, emeklilik sonrası çalışmaya devam etmeleri durumunda yüzde 30 oranında sosyal güvenlik destek primi ödenecek.

Bu oranın yüzde 7,5′ini çalışan, geri kalan kısmını işveren karşılayacak. Ayrıca yapılan işin niteliğine göre yüzde 1-6,5 iş kazası ve meslek hastalığı primi yine işveren tarafından ödenecek. Çalışan isterse, sosyal güvenlik destek primi yerine diğer sigorta kollarının primlerini ödeyip emeklilikteki aylığını artırabilecek.

1 Ekimden sonra sigortalı olup emekliliği hak eden birisi sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışamayacak. Emekli bir sigortalı çalışmak istediğinde emekli aylığı kesilecek.

Bağ-Kur kapsamında emekli olup yine Bağ-Kur kapsamında iş yapan kişiler, emekli aylığı kesilmeden yüzde 12 oranında sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışabilecek. Bu oran, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren her yıl 1 puan artırılarak yüzde 15′e çıkacak.

Askerlik borçlanması 1 Ekimden önce daha avantajlı olacak. Mevcut uygulamada askerlik borçlanması için borçlanılacak her bir ay için asgari ücretin yüzde 20’si tutarında ödeme yapılması gerekiyor. 1 Ekimden sonra bu oran yüzde 32′ye yükselecek.

Ayrıca borçlanma miktarının ödenmesine ilişkin sürede kısaltılacak. Mevcut uygulamada ödemeler 6 aya kadar taksitle yapılabilirken, yeni uygulamada ödeme süresi 1 ayla sınırlı olacak.

Emekli aylıkları artık enflasyonun değişim oranı kadar artırılabilecek. Emekli aylıklarının hesaplanmasına ilişkin kazançların güncellenmesinde, 1 Ekimden sonraki çalışılan süreler için gelişme hızının yüzde 100′ü yerine yüzde 30′u dikkate alınacak.

-YIPRANMA HAKKI KALKACAK-

Halen çalışmakta olan tüm sigortalıları kapsayacak şekilde, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle yüzde 25 ve daha yukarı oranda sakat kalan işçilere bağlanan gelirlere uygulanmakta olan alt sınır kalkacak. Böylece 1 Ekimden sonra sakat kalan işçiye ödenecek gelir, 1 Ekimden önceki miktarın önemli oranda gerisinde kalacak.

Gazeteciler, matbaa işçileri, gemi adamları, uçuş personeli, kaynakçı, şeker sanayi çalışanları, posta dağıtıcısı gibi meslek gruplarının ”yıpranma hakkı” olarak bilinen fiili hizmet süresi zammı kaldırılacak.

Sendika ve konfederasyonların başkan ve yönetim kurulu üyelerinin zorunlu sigortalı sayılması nedeniyle bu kişiler için de prim ödenecek.

Kamuda çalışan işçilere yapılan ilave ödemelerden de prim kesintisi yapılacak, diğer ödemeler de prime tabi olabilecek.

Çalışan ya da kurumdan aylık alan çocuksuz dul eşe bağlanacak ölüm aylığı oranı yüzde 75′ten yüzde 50′ye düşecek.

İşçiler için malullük ve ölüm aylığını hak etmek için 5 yıllık sigortalılık süresini doldurmak ve 900 gün prim ödemiş olmak şartı, halen çalışmakta olanları da kapsayacak şekilde 10 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış ve 1800 gün prim ödemiş olma şeklinde yeniden düzenlenecek.

Kocanın, ölüm aylığı için prim gün sayısına ilişkin şartı taşımaması durumunda askerlik hizmeti borçlanılabilirken, 1 Ekimden sonra askerlik borçlanmasıyla ölüm aylığı bağlama durumu ortadan kalkacak.

-SAĞLIK HİZMETLERİNDEN YARARLANMA ŞARTLARI-

GSS ile tüm vatandaşlar sağlık riskleri ve sağlık harcamaları yönünden güvence altına alınacak. Ülkede ikamet eden tüm kişiler (vatansızlar ve sığınmacılar dahil) GSS’den yararlandırılacak.

Bağ-Kur’luların sağlık hizmetlerinden yararlanmaları için gerekli olan 240 günlük prim gün sayısı 30 güne indirilecek. Böylece çiftçiler ve esnaf, sigortalı olduktan 1 ay sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

Mevcut uygulamada Bağ-Kur’luların, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için hiç prim borçlarının bulunmaması gerekirken, 60 günlük borcun bulunması halinde bile sağlık yardımlarından yararlanmaları imkanı getirilecek.

Ayrıca iş kazası, meslek hastalığı, acil haller gibi durumlarda, Bağ-Kur’lunun sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için, borcunun olup olmadığına bakılmayacak.

SSK’lıların sağlık hizmetlerinden yararlanması için gerekli olan 90 ve bakmakla yükümlü oldukları için gerekli olan 120 günlük prim gün sayıları 30′a indirilecek.

Sağlık hizmetlerinden yararlanılabilmesi için 1 yıl içinde 30 gün prim ödeme şartında, askerlik, grev gibi nedenlerle geçen süreler son 1 yıl hesabında dikkate alınmayacak.

İşten ayrılan sigortalılar, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın 6 ay süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanabilirken bu süre 90 güne düşecek.

-KADEMELİ SAĞLIK PRİMİ-

Aile içindeki kişi başı geliri asgari ücretin 1/3′ünden az olanların, vatansızlar ve sığınmacıların, 65 yaş veya özürlü aylığı, şeref aylığı, vatani hizmet aylığı, terörle mücadele aylığı alanların, harp malullerinin, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakılan çocukların, köy korucularının, dünya ve olimpiyat şampiyonlarının Genel Sağlık Sigortası primleri devlet tarafından karşılanacak.

Çalışması nedeniyle sigortalı olmayan veya ailesinde sigortalı bulunmayanlardan, aile içindeki kişi başına geliri; asgari ücretin 1/3′ü ile asgari ücret arasında olanlar 24 YTL, asgari ücret ile asgari ücretin iki katına kadar olanlar 73 YTL, asgari ücretin iki katından fazla olanlar 146 YTL ödeyerek sağlık hizmetlerinden istisnasız yararlanabilecek.

Bu uygulamaya geçiş sürecinde Yeşil Kart uygulaması 2 yıl daha devam edecek, bu sürenin sonunda yürürlükten kaldırılacak.

-KIZ ÇOCUKLARININ DURUMU-

18 yaşından küçükler, herhangi bir şart aranmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu kapsamdakiler, 18 yaşından sonra ise kendi adlarına veya anne-babaları üzerinden GSS kapsamında olmaya devam edecek.

1 Ekimden sonra 18 yaşını dolduran kız çocukları anne-babalarının sağlık yardımından yararlanamayacak. Ancak, halen 18 yaşından büyük olup anne-babasının sigortalılığı nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanmakta olanların, çalışma ve evlenme gibi hallerle durumları değişmezse bu hakları da sürecek.

Bağ-Kur’lu hastanın yol ve refakatçi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak. Mevcut uygulamada, sadece SSK ve Emekli Sandığı mensuplarının yol ve refakatçi giderleri kurumca karşılanıyor.

İsteğe bağlı sigortalılık uygulamasında da değişikliğe gidilecek. Mevcut uygulamada, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için SSK’da 1080 gün (3 yıl), Emekli Sandığı’nda 3 bin 600 gün (10 yıl) çalışmış olmak gerekiyor. Ayrıca emekli olana kadar da sağlık hizmetlerinden yararlanılamıyor. Yeni düzenlemeyle isteğe bağlı sigortalı olabilmek için gerekli olan çalışma şartı kaldırılıyor. Artık dileyen, isteğe bağlı sigortalı olabilecek ve sigortalı olduğu sürece sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu düzenlemeyle, part­time (kısmi zamanlı) çalışanlar ile usta öğreticilere de ay içinde eksik kalan günlerini isteğe bağlı olarak tamamlayabilecek.

Yurt içinde yapılamayan tetkikler yurt dışında yapılabilecek.

-KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ KURUMCA KARŞILANACAK-

Aşılar, kanser tarama testleri gibi kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri de ilk defa sağlık sigortası kapsamına alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak.

Her yaştaki GSS’lilerin diş protez bedelleri Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca tespit edilecek fiyatlar üzerinden karşılanacak.

Sağlık hizmeti sunucularının alabilecekleri fark ücretine sınırlama getirilecek. Hastaneler, belirlenen fiyatın en çok yüzde 30′u kadar fark ücreti alabilecek. Kamuya ait sağlık hizmeti sunucuları ise sadece otelcilik hizmeti ve istisnai sağlık hizmetlerinden fark ücreti alabilecek, bunun dışındaki sağlık hizmetlerinden fark ücreti alamayacak.

Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi bulunsun ya da bulunmasın bütün sağlık hizmeti sunucuları, acil hallerde, vatandaşlardan herhangi bir fark ücreti talep edemeyecek.

Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilecek.

Ayaktan tedavilerde 2 YTL katılım payı alınacak. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde bu katılım payını almamaya ya da daha düşük miktarlar tespit etmeye kurum yetkili olacak.

Kurum, devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinde yapılan muayenelerde ise sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı dikkate alınarak katılım payı tutarını yarıya indirebilecek veya 5 kat artırabilecek.

Katılım payı alınmayacak kişi ve haller ise şöyle:

-İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel sağlık sigortalısı,

-Askeri tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri,

-Afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri,

-Aile hekimi muayeneleri,

-Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri,

-Kurumca belirlenen kronik hastalıklar,

-Kurumca belirlenen hayati öneme haiz ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri,

-Organ, doku ve kök hücre nakline ilişkin sağlık hizmetleri,

-Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerce, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığının, sigortalı ile hak sahiplerinin malullük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığının kurum tarafından tespiti için yapılan sevkler nedeniyle,

-İstiklal Madalyası verilmiş bulunanlara, şeref aylığı alan kişiler ile bunların eşlerinden,

-Vatani hizmet tertibi aylığı alan kişiler,

-Nakdi tazminat ve aylık bağlanılanlar,

-Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişiler,

-Harp malullüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar,

-Vazife malulleri,

-Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar,

-Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler.

AA


SSK ve Bağ-Kurlular Dikkat

Eylül 11, 2008

Sosyal Güvenlik Reformu 1 Ekim’de geliyor.Sosyal Güvenlik Reformu diye adlandırılan yasa 1 Ekim’de yürürlüğe giriyor. Yeni yasa en çok Bağ-Kurlulara yarayacak. Ancak emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenler ise büyük şokta. Bak-Kur sigortalıları SSKlılar ve memurlar gibi önemli avantajlar kazanırken. Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenlerin maaşlarına %36.5′e varan kesintiler gelecek.

İşte Bağ-Kurluları sevindiren düzenlemeler:

1-İş kazası ve meslek hastalığında yardım
Şimdiye kadar sadece SSK’lı çalışan işçilere yapılan iş kazası-meslek hastalığı yardımları 1 Ekim’den sonra Bağ-Kur’lu (4/b’li) çalışanlara da yapılacak. Örneğin bir esnaf kendi işyerinde kazaya maruz kalır da geçici ya da sürekli olarak iş göremez hale gelirse, kendisine SGK tarafından her ay para yardımı yapılacak.

2-Doğum yapan Bağ-Kur’lu kadına yardım
Şirket ortaklarının dışındaki Bağ-Kur’lu kadınlara doğum yapmaları halinde, doğumdan önceki ve sonraki sekizer hafta için para yardımı yapılacak. Ayrıca şimdiye kadar SSK’lı ve memur kadınlara ödenmekte olan emzirme yardımından şirket ortakları olanlar da dahil Bağ-Kur’lu kadınlar da yararlanabilecek.

3-Doğuştan malul (özürlü) Bağ-Kur’luya da emeklilik hakkı
Reform öncesi uygulamada, doğuştan malul olan (2/3 oranında iş kaybı olan) Bağ-Kur’luların erken emeklilik hakkı bulunmuyordu. Bunlar da diğer Bağ-Kur’lular gibi 9000 gün prim ve yaş haddine tabiydiler. 1 Ekim’den sonra malul Bağ-Kur’lular 15 yıl sigortalılık süresi ve 3.700 günle, yaş haddine tabi olmaksızın emekli olabilecekler.

4-Bakıma muhtaç özürlü çocuğu bulunan anneye erken emeklilik
1 Ekim’den sonra, bakıma muhtaç özürlü çocuğu bulunan Bağ-Kur’lu anne, çalıştığı her yıl için 3 ay ilave prim günü kazanacak. Bu günler hem prim gününe eklenecek hem de emeklilik yaşından indirim yapılacak.

5-Yetim kızlara 24 aylık çeyiz yardımı
Daha önce SSK ve Emekli Sandığı kapsamında ödenen çeyiz yardımı, reformla birlikte Bağ-Kur’lunun yetim kızına da verilecek. Yetim aylığı alan kız çocuğu evlenirse, aldığı aylığın 24 katı toplu olarak ödenecek.

İşte emeklilerin moralini bozan düzenleme:

Sosyal Güvenlik Reformu ile özellikle çalışan emekliler büyük darbe yiyecek.

Yeni yasaya göre çalışan emeklilerin maaşından yüzde 36.5′e kadar kesinti yapılacak.

Bu kesintiler hem SSK’lı emeklilerin hem de Bağ- Kur’lu emeklilerin maaşından yapılacak.

Emekli SSK’lılar bir işyerinde çalışıyorlar ise bu kesinti işveren tarafından karşılanıyor. Ama Bağ-Kur’lu emekliler kendilerine bir işyeri açarlarsa bu para ceplerinden çıkıyor.

Kimden ne kadar kesinti yapılacak ?

* Bağ-Kur’dan emekli olduktan sonra bir işyeri açan vatandaşlardan yüzde 15 kesinti olacak. Halen uygulamada Bağ-Kur’lular için yüzde 10, diğer kurumlardan aylık alanlar için ise 12′nci basamak karşılığı gelirin yüzde 10′u oranında, sosyal güvenlik destek primi kesiliyor.

* Kesilecek bu miktar en yüksek yaşlılık aylığı alan Bağ-Kur emeklisinin aylığından kesilecek tutardan fazla olamayacak.

Haber3


332 bin kişiye daha KEY müjdesi

Eylül 11, 2008

KEY hesaplarının tasfiyesi kapsamında ilan edilen listelerde, TC vatandaşlık numarası bulunmayan 332 bin kişinin daha sorunu çözülüyor. Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Genel Müdürü Feyzullah Yetgin, listelerde sadece Emekli Sandığı sicil numarası ile ilan edilen, TC vatandaşlık numarası listede bulunmayan 332 bin 63 hak sahibinin, bugünden itibaren doğrudan Ziraat Bankası’na başvurarak, KEY paralarını alabileceğini bildirdi.

Yetgin, bu durumdaki kişilere toplam 146 milyon YTL ödeme yapılacağı kaydetti.

Listelerde sadece Emekli Sandığı sicil numarası ile ilan edilenlere ilişkin TC vatandaşlık numaralarını belirlemek üzere yapılan çalışmanın tamamlandığını ve bu kişilerin tekrar ”www.keyodemeleri.com” adresli internet sitesinde ilan edildiğini açıklayan Yetgin:

‘Bu durumdaki kişiler, önce KEY ödemeleri listelerine internetten girip, vatandaşlık numaraları ile durumlarına baksınlar. Eğer vatandaşlık numaralarının karşısında bir ödeme görünüyorsa Ziraat Bankası’na gidip paralarını bugünden itibaren alabilirler. Eğer hala vatandaşlık numaraları görünmüyorsa, KEY parası ödenemez.”

Yetgin, listelerde vatandaşlık numarası ile yer alıp da ödemelere itirazları olanların bu kapsamda olmadığını, bu kişilerin normal itiraz süreçlerini sürdürmeleri gerektiğini vurguladı.

KEY listelerinde yaklaşık 2 milyon kişi, sadece sosyal güvenlik numaraları ile ilan edilmişti.

Listelerde sadece Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) sicil numarası ile ilan edilen 710 bin 289 SSK’lının sorunu geçen hafta ”referans numarası” uygulaması ile çözülmüştü. Bu kişiler, SSK il ve ilçe müdürlüklerinden verilen referans numarası ile Ziraat Bankası’ndan paralarını alabiliyor.

Vatandaşlık numarası sorunu çözülen Emekli Sandığı’na tabi 332 bin kişi ise doğrudan Ziraat Bankası’na başvuracak.

KEY listelerinde sadece sosyal güvenlik numarası ile ilan edilen yaklaşık 1 milyon kişinin sorununun ise çözülmesine çalışılıyor. Bunların büyük bölümünün bankaların veya bazı kuruluşların sosyal güvenlik sandıklarına tabi vatandaşlar olduğu belirtiliyor.

Yetgin’in verdiği bilgiye göre, Ziraat Bankası tarafından bugüne kadar, 4 milyon 521 bin 405 kişiye, 2 milyar 176 milyon 369 bin 733 YTL KEY ödemesi yapıldı.

KEY listelerine itirazı olan vatandaşların ise 27 Ekim’e kadar itiraz başvurularını yapmaları gerekiyor.

KEY kapsamında hak sahibi 8,5 milyon kişiye toplam 2,8 milyar YTL ödenecek.

KEY paraları 5 yıl süreyle ödenebilecek. Bu sürede alınmayan paralar için faiz uygulanmıyor. Süre sonunda alınmayan paralar Hazine’ye devredilecek.

AA


Çalışan emekliye kötü haber

Eylül 11, 2008

Sosyal Güvenlik Reformu diye adlandırılan yasa 1 Ekim’de yürürlüğe giriyor. Bu yasa en çok emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenleri vuracak. Çalışan emeklileri 1 Ekim korkusu sardı. Sosyal Güvenlik Reformu ile emekli olduktan sonra çalışmak zorunda olanların maaşından % 36.5′e kadar kesinti yapılacak. Emekliler, ‘O zaman maaşımız artsın, çalışmayalım’ diyor. Sosyal Güvenlik Reformu diye adlandırılan yasa, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek. Bu yasa ile sosyal güvenlik çatısı altındaki vatandaşlar için sağlıktan emekliliğe kadar birçok konuda yenilikler getiriliyor. Yasada özellikle çalışan emekliler için çalışmayı zorlaştırıcı hükümler bulunuyor. Buna göre, çalışan emeklilerin maaşından yüzde 36.5′e kadar kesinti yapılacak. Bu kesintiler hem SSK’lı emeklilerin hem de Bağ- Kur’lu emeklilerin maaşından yapılacak. Emekli SSK’lılar bir işyerinde çalışıyorlar ise bu kesinti işveren tarafından karşılanıyor. Ama Bağ-Kur’lu emekliler kendilerine bir işyeri açarlarsa bu para ceplerinden çıkıyor.

Bağ-Kur’da yüzde 15

Söz konusu uygulamadan en çok etkilenecek kesimlerin başında Bağ-Kur emeklileri geliyor. Bağ-Kur’dan emekli olduktan sonra bir işyeri açan vatandaşlardan yüzde 15 kesinti olacak. Halen uygulamada Bağ-Kur’lular için yüzde 10, diğer kurumlardan aylık alanlar için ise 12′nci basamak karşılığı gelirin yüzde 10′u oranında, sosyal güvenlik destek primi kesiliyor. Kesilecek bu miktar en yüksek yaşlılık aylığı alan Bağ-Kur emeklisinin aylığından kesilecek tutardan fazla olamayacak.


1 Ekim sonrası bu haklar olmayacak

Ağustos 20, 2008
1 Ekim sonrası bu haklar olmayacak
Eğer hala sigortalı olmadıysanız size tavsiyemiz 1 Ekim tarihinden önce sigortalı olmanız. Çünkü elini çabuk tutmayanların kaybedeceği 2 önemli hak var

 

Saadettin Orhan‘ın haberi

Konuya girmeden önce bir uyarıda bulunalım; yazımızın başlığını okuyup da çocuklarınızı veya bebeklerinizi kapıp reklam ajanslarına ya da muhasebecilere koşmayın. Zira SGK, sahip olduğu teftiş kadrosu ve bilgi işlem altyapısı ile gerçek dışı bildirimlerin tamamını iptal ediyor. Ancak;

  • Bir işyerinde çalıştığınız halde sigortanız başlatılmamışsa,
  • Bağ-Kur kapsamına girecek bir iş yaptığınız halde kendinizi tescil ettirmediyseniz,
  • Ev hanımıysanız ya da bir şekilde çalışma hayatının dışındaysanız ve hala Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalısı olmadıysanız,
  • Mevsimlik işçi ya da çiftçi olduğunuz halde tarım SSK veya tarım Bağ-Kur’a kaydolmadıysanız,
  • Şuan itibariyle çalışmıyorsanız ve yakın zamanda çalışma hayatına atılmayı düşünüyorsanız,
ELİNİZİ ÇABUK TUTUN.
Zira 1 Ekim’den sonra sigortalı olmakla bu tarihten önce sigortalı olmak arasında iki büyük fark bulunuyor.
1 Ekim’den önce iki büyük avantaj!
Şu anki uygulamaya göre bir kimsenin hangi kurumdan emekli olacağı, son 7 yıl (2520 gün) içerisinde en fazla hangi kuruma prim ödediğine bağlı. Kişi çalışma hayatını hangi statüde geçirirse geçirsin, son 7 yılda hangi kuruma daha fazla prim ödediyse oradan emekli oluyor. Örneğin bir kimse uzun zaman Bağ-Kur’a prim ödedikten sonra SSK’ya geçer de en az 1261 gün (7 yılın yarısından fazla) prim öderse bu durumda son 7 yıl kuralına göre SSK’dan emekli olur.
1 Ekim’de yürürlüğe girecek olan reform yasası ise kişilerin hangi statüde emekli olacağına son 7 yıla değil, tüm çalışma hayatına bakılarak karar verilir diyor. Böylece, ilk defa 1 Ekim’den sonra sigortalı olacaklar için  son 3,5 yılda iş değiştirerek erken emekli olmanın yolu kapatılmış oluyor. Konuyu bir örnekle açıklayalım.
Örnek: 01.01.1962 doğumlu Mehmet Bey, Bağ-Kur’a 01.01.1985 yılında giriş yapmıştır. Mehmet Bey bugüne kadar aralıklı olarak toplam 4000 gün prim ödemiş olsun. Mehmet Bey Eylül ayı başında SSK’ya geçer de işçi olarak 1261 gün prim öderse, 1 Mart 2012 tarihinde (5261 günle) emekli olur. Zira Mehmet Bey SSK’dan emeklilik için gerekli olan prim günü, yaş ve sigortalılık süresi şartlarının tamamını yerine getirmiş olmaktadır. Mehmet Bey SSK’ya geçmez de Bağ-Kur’a devam ederse bu kez 9000 günü doldurduğu 20 Temmuz 2022 tarihinde (10 yıl daha geç!) emekli olabilecek.
Örneğimizde de görüldüğü üzere son 7 yıl kuralı, kişiler için yerine göre 10 yıl kadar erken emeklilik sağlamaktadır. Ancak bu avantajdan yararlanabilecek olanlar, en geç 30 Eylül tarihinde herhangi bir şekilde (SSK, Bağ-Kur, tarım SSK, tarım Bağ-Kur, isteğe bağlı Bağ-Kur) sigortaya giriş yapmış olanlardır. 1 Ekim’den sonra sosyal güvenlik sistemine girenlerin son 7 yıl avantajı olmayacak.
Emekli maaşıyla çalışmak için de son tarih 30 Eylül!
1 Ekim’den sonra ilk defa sigortalı olacakları bir kötü sürpriz daha bekliyor. Bunlar emekli olduktan sonra hem maaşlarını alıp hem de SSK’ya tabi çalışamayacaklar. Bunlar ister SSK, ister Bağ-Kur isterse memur emeklisi olsunlar, emekliyken SSK’ya tabi çalışmaya başlarlarsa maaşları kesilecek. En geç 30 Eylül’de sigortaya giriş yapanlar ise emekli olduktan sonra hem maaş alacaklar hem de destek primi ödeyerek çalışabilecekler. Diğer taraftan Bağ-Kur için böyle bir sınırlama bulunmuyor. 1 Ekim’den önce ya da sonra sigortalı olanlar, emeklilikte Bağ-Kur’lu (4/b) olarak çalışırlarsa destek primi ödemek koşuluyla maaşlarını da alabilecekler.
Prim affında süre 20 gün uzadı
SSK ve Bağ-Kur borçlarının gecikme zammına af getiren düzenlemede başvuru süresi 28 Temmuz’da bitmişti. Dün itibariyle süre 20 daha uzatılmış oldu. Buna göre son başvuru tarihi 8 Eylül 2008. Peşin ödemeyi seçenlerden Ağustos içinde başvuranlar Eylül sonuna kadar, Eylül içinde başvuranlar Ekim sonuna kadar ödeme yapacak.
(Bugün)


1 Ekim sonrası bu haklar olmayacak

Ağustos 20, 2008

 

1 Ekim sonrası bu haklar olmayacak
Eğer hala sigortalı olmadıysanız size tavsiyemiz 1 Ekim tarihinden önce sigortalı olmanız. Çünkü elini çabuk tutmayanların kaybedeceği 2 önemli hak var
Saadettin Orhan‘ın haberi

Konuya girmeden önce bir uyarıda bulunalım; yazımızın başlığını okuyup da çocuklarınızı veya bebeklerinizi kapıp reklam ajanslarına ya da muhasebecilere koşmayın. Zira SGK, sahip olduğu teftiş kadrosu ve bilgi işlem altyapısı ile gerçek dışı bildirimlerin tamamını iptal ediyor. Ancak;

  • Bir işyerinde çalıştığınız halde sigortanız başlatılmamışsa,
  • Bağ-Kur kapsamına girecek bir iş yaptığınız halde kendinizi tescil ettirmediyseniz,
  • Ev hanımıysanız ya da bir şekilde çalışma hayatının dışındaysanız ve hala Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalısı olmadıysanız,
  • Mevsimlik işçi ya da çiftçi olduğunuz halde tarım SSK veya tarım Bağ-Kur’a kaydolmadıysanız,
  • Şuan itibariyle çalışmıyorsanız ve yakın zamanda çalışma hayatına atılmayı düşünüyorsanız,
ELİNİZİ ÇABUK TUTUN.
Zira 1 Ekim’den sonra sigortalı olmakla bu tarihten önce sigortalı olmak arasında iki büyük fark bulunuyor.
1 Ekim’den önce iki büyük avantaj!
Şu anki uygulamaya göre bir kimsenin hangi kurumdan emekli olacağı, son 7 yıl (2520 gün) içerisinde en fazla hangi kuruma prim ödediğine bağlı. Kişi çalışma hayatını hangi statüde geçirirse geçirsin, son 7 yılda hangi kuruma daha fazla prim ödediyse oradan emekli oluyor. Örneğin bir kimse uzun zaman Bağ-Kur’a prim ödedikten sonra SSK’ya geçer de en az 1261 gün (7 yılın yarısından fazla) prim öderse bu durumda son 7 yıl kuralına göre SSK’dan emekli olur.
1 Ekim’de yürürlüğe girecek olan reform yasası ise kişilerin hangi statüde emekli olacağına son 7 yıla değil, tüm çalışma hayatına bakılarak karar verilir diyor. Böylece, ilk defa 1 Ekim’den sonra sigortalı olacaklar için  son 3,5 yılda iş değiştirerek erken emekli olmanın yolu kapatılmış oluyor. Konuyu bir örnekle açıklayalım.
Örnek: 01.01.1962 doğumlu Mehmet Bey, Bağ-Kur’a 01.01.1985 yılında giriş yapmıştır. Mehmet Bey bugüne kadar aralıklı olarak toplam 4000 gün prim ödemiş olsun. Mehmet Bey Eylül ayı başında SSK’ya geçer de işçi olarak 1261 gün prim öderse, 1 Mart 2012 tarihinde (5261 günle) emekli olur. Zira Mehmet Bey SSK’dan emeklilik için gerekli olan prim günü, yaş ve sigortalılık süresi şartlarının tamamını yerine getirmiş olmaktadır. Mehmet Bey SSK’ya geçmez de Bağ-Kur’a devam ederse bu kez 9000 günü doldurduğu 20 Temmuz 2022 tarihinde (10 yıl daha geç!) emekli olabilecek.
Örneğimizde de görüldüğü üzere son 7 yıl kuralı, kişiler için yerine göre 10 yıl kadar erken emeklilik sağlamaktadır. Ancak bu avantajdan yararlanabilecek olanlar, en geç 30 Eylül tarihinde herhangi bir şekilde (SSK, Bağ-Kur, tarım SSK, tarım Bağ-Kur, isteğe bağlı Bağ-Kur) sigortaya giriş yapmış olanlardır. 1 Ekim’den sonra sosyal güvenlik sistemine girenlerin son 7 yıl avantajı olmayacak.
Emekli maaşıyla çalışmak için de son tarih 30 Eylül!
1 Ekim’den sonra ilk defa sigortalı olacakları bir kötü sürpriz daha bekliyor. Bunlar emekli olduktan sonra hem maaşlarını alıp hem de SSK’ya tabi çalışamayacaklar. Bunlar ister SSK, ister Bağ-Kur isterse memur emeklisi olsunlar, emekliyken SSK’ya tabi çalışmaya başlarlarsa maaşları kesilecek. En geç 30 Eylül’de sigortaya giriş yapanlar ise emekli olduktan sonra hem maaş alacaklar hem de destek primi ödeyerek çalışabilecekler. Diğer taraftan Bağ-Kur için böyle bir sınırlama bulunmuyor. 1 Ekim’den önce ya da sonra sigortalı olanlar, emeklilikte Bağ-Kur’lu (4/b) olarak çalışırlarsa destek primi ödemek koşuluyla maaşlarını da alabilecekler.
Prim affında süre 20 gün uzadı
SSK ve Bağ-Kur borçlarının gecikme zammına af getiren düzenlemede başvuru süresi 28 Temmuz’da bitmişti. Dün itibariyle süre 20 daha uzatılmış oldu. Buna göre son başvuru tarihi 8 Eylül 2008. Peşin ödemeyi seçenlerden Ağustos içinde başvuranlar Eylül sonuna kadar, Eylül içinde başvuranlar Ekim sonuna kadar ödeme yapacak.
(Bugün)